beşiktaş 4-2 fenerbahçe
ligde oynanan beşiktaş fenerbahçe maçı, fenerbahçe açısından beklentileri artırmıştı. fakat beşiktaş’ın üzerinde hissettiği baskı azalınca ve haliyle yapması gerekeni yapıp, hızlı hücumlarla eksik fener savunmasının üstüne gidince, artan bu beklentiler hayal kırıklığına dönüştü fenerbahçe camiası için. alex’in sakatlıktan yeni çıkmış olması ve guiza’nın iki maç iyi oynamasından dolayı semih’in aragones tarafından yedek kulübesine çekilmesi, ligde kazanılan maçın avantajını yok etmeye yetti. ileride top tutamadıkları gibi geri dönmekte de oldukça zorlandı fenerbahçeli futbolcular. halbuki inönü’deki maçta rakip sahada çok iyi paslaşıp, beşiktaş’ın hızlı çıkmasını engellemiş ve savunmadaki eksiklerini örtmüşlerdi.
bu maçın bir diğer dış faktörü de baskının bu kez kupayı 26 yıldır kazanamayan fenerbahçe’de olmasıydı. bir de ilk dakikalarda gol yiyince, iyice baskı altında kaldılar. bu dakikalarda nispeten iyi bir performans ortaya koysalarda, bobo’nun attığı şık gol tüm kontrolü beşiktaş’ın ele geçirmesini sağladı. o noktadan sonra holosko, tello gibi direk kaleye gidebilen adamlar farkı yarattı. bobo’ya da dikkat çekmek gerek. attığı enfes golle maçı koparması bir yana, gününde olduğu zaman holosko’yla birlikte rakipler için ciddi bir tehlike haline gelebiliyor brezilyalı.
gökhan’ı stopere çekip sağ kanadı neredeyse tamamen iptal etti aragones. bu sadece bu maç için yaptığı bir hataydı. sezonun geneline bakarsak, belkide onlarca kritik hata yaptığını görürüz. dışarıdan bakan birisi olarak söyleyebilirimki; artık aragones ile yola devam etmek, fenerbahçe adına daha da geriye gitmek anlamına gelecektir. ne olursa olsun, elinde başarılı bir kadro vardı. fakat gelinen nokta büyük bir hayal kırıklığı fenerbahçe için. aziz yıldrımın “şampiyon olamadı” bahanesiyle zico’yu yolladığını düşününce, aragones’i göndermeme ihtimalinin çok az olduğunu söyleyebiliriz herhalde.
beşiktaş ise sezonu iki kupayla kapatma gibi çok önemli bir durumla karşı karşıya. büyük başarı olacaktır hem lig hem türkiye kupası. herhalde sezon başında beşiktaşlılar da dahil olmak üzere hiç kimse böyle bir durumu tahmin edemezdi. bu yüzden mustafa denizli’nin de hakkını vermek lazım.

