‘seri a’ olarak etiketlenmiş yazılar

avrupa’da son durum

25 Nisan 2010, Pazar

uzun yıllardır aynı takımların domine ettiği pirömiyer lig, bu sezon da favori ikili chelsea – manchester united çekişmesine sahne oluyor. iki takımdan bir tanesi iki hafta sonra şampiyon olacak. 36 maçta maviler 80, fergie’nin kırmızılarıysa 79 puanda. bir tanesini inter, diğerini de bayern avrupadan sildi. ingiltere’de, kendi sahalarında elendi iki takım da. ligi alan, taraftarına hiç değilse kupalardan bir tanesini hediye etmiş olacak. avrupadan sonra ligi de kaybeden taraf ise, sezonu kayıp geçirmiş sayılır. tüm soruların cevabı, muhtemelen anfield road’da verilecek. eğer liverpool’u deplasmanda yenebilirse chelsea, büyük ihtimalle şampiyon olur. son hafta evinde wigan’la oynayacak ancelotti’nin talebeleri. manu ise, steve bruce’un takımı sunderland ile deplasmanda oynayacak 37′de. son hafta tuncay’ın takımı stoke geliyor manu’ya. torres’siz liverpool kimi sevindirecek bakalım. arsenal ve wenger bu haftaya dek sürdürmüştü şansını. aslında wigan deplasmanında bitti onların işi. olsun, böyle devam et arsene wenger. biz senden yanayız, her şeye rağmen.

ispanya’da, malumunuz; bir barca fırtınası esiyor 2 yıldır. geçen yıl ne kadar kupa varsa götürmüşlerdi müzeye. bu sezon da değişen pek bi’ şey yok. ligde son 4 hafta. barcelona 87 puan’la, bir adım önünde real madrid’in. hafta içi inter’le çok kritik ve zor bir maça çıkacak katalanlar. madrid aradan sıyrılır diye, korkmuyor değilim hani. barcelona maçı hariç, hemen hemen tüm maçlarda üstünlüğünü kabul ettirdi ronaldo ve higuain’le mor menekşeler. sevilla’nın düşüşü, mallorca’nın çıkışı oldukça şaşırtıcı. şampiyonlar ligi için kapışıyor onlar da.

seri a’da desteklenecek tek takım roma’dır kendi adıma. totti’nin payı büyük tabi. ve bu yıl, çok uzun bir aradan sonra, zirveye çok yakınlar. şike skandalından sonra ligi parselleyen inter’e kafa tutması beklenen takımdı roma. bunu başaramadı o zaman zarfında. fakat bu sezon, ranieri geldikten sonra olağanüstü bir form yakaladılar. içerde inter’i de yenerek büyük bir adım attılar şampiyonluk yolunda. lazio maçı tuz biber oldu. kaldı 3 hafta. inter 73 puan. roma ben bu yazıyı yazarken sampdoria ile oynuyor ve 1 – 0 önde. eğer kazanırsa, 74 olacak. zor maçı da yok hani. umarım ipi göğüsleyen taraf, başkent ekibi olacak. juventus ve milan bu iki takımın gerisinde kaldılar her anlamda. özellikle, kadro kalitesi açısından. milan’a arda, juve’ye topal giderdi aslında, di mi?

bundesliga’da lider kaç kez değişti, sayabilen yoktur herhalde. bi’ ara leverkusen götürdü ligi tepede. ardından magath’lı schalke aldı liderliği. sonra bayern münih fırtınası çıktı ve geleni geçeni avlamaya başladılar. lig liderliğini de ele geçirdiler. van gaal etkisi tartışılmaz da, robben’in performansı tarihe geçecek cinsten. avrupa’nın en verimli transferlerinden birisi oldu hollandalı oyuncu. ribery’nin adını en son gazeteye verdiği chelsea’ye de giderim, madrid’e de konulu röportajında duydum. nasıl sevebilirim ki onu, bir galatasaray’lı olarak. velhasıl kelam, bundesliga’da kaldı 2 hafta. 64 puanlı bayern ve schalke ligin zirvesindeler. averajla lider, bayern. haftaya schalke – wrder bremen maçında şampiyon belli olabilir. bekleyip göreceğiz. o değil de, wolfsburg’a noldu öyle ya.

fransa’da lyon hegamonyasını kıran bordeaux, bu kez yokları oynuyor. şampiyonlar ligi’nde çeyrek final görmüş olsalar da ligde çok gerilerde kaldılar. üstelik iyi de gidiyorlardı. son dönemlerde galip gelemiyorlar. bu yıl öne çıkan takım marsilya oldu. bir maçı eksik 2 puan farkla lider. onların çıkışından daha ilginç bir durum varsa fransa’da o da montpellier’in şampiyonluk kovalıyor olmasıdır. kısaca, çok karışık ve kimin ne yaptığı belli olmayan bir szon geride kalmak üzere fransa’da. mevlüt iyi topçu, evet.

o’nun istediği olur

25 Nisan 2010, Pazar

italya’da sarı kırmızı. bari siz güldürün lan!
edit: lazio’ya öten boru, sampdoria maçında sustu. italya’da da düştü renkler. geçmiş olsun.

totti

ibrahimovic barca’ya, eto’o inter’e

18 Temmuz 2009, Cumartesi

ibrahimovic & etoo

iki takım anlaştı, ibrahimovic barcelona’ya 40 milyon+eto’o+hleb(kiralık) karşılığında transfer olmak üzere. şu anda oyuncuların yeni takımlarıyla alacakları para konusunda el sıkışması bekleniyor. fikrimce ronaldo’nun real madrid’e geçişi kadar değerli olan bu transfer, önümüzdeki yıl için la liga’yı en büyük rekabetin yaşanacağı lig yapacaktır. seri a ve pirömyer lig önemli oyuncularını kaptırıp yara alırken, oyuncuları kapan ve ilgiyi üzerine çeken ülke ispanya oldu. real madrid’in başlattığı bomba transfer halkasına bir yenisini de laporta eklemiş oldu böylece.

transferin getireceği artılar hiç şüphesiz gücüne güç katacaktır barcelona’nın. en başta, messi-ibra-henry gibi ölümcül bir hücum hattı oluşturdular. ezeli rakiplerinin kurduğu kaka-ronaldo-benzema üçlüsüne karşı gelebilecek en kuvvetli ekiptir bu. ibrahimovic’in messi ve henry’nin yanına gelerek voltran oluşturması dışında en büyük katkısı real’in transferlerine misilleme olmasıdır zaten, pek fazlası değil. çünkü yerine geldiği adam barcelona’nın en golcü adamı. ilk sezonunda ondan fazla gol atıp, daha efektif oynamasını beklemiyorum ben. transferin barca açısından dezavantajı da bu olsa gerek. hücum hattında direk oynayan, en çok gol atan oyuncusunu kaybetmek. tüm artı ve eksileri değerlendirirsek, daha iyisi asla olmayacak bir takımdı barcelona, ibrahimovic de değiştiremeyecektir bu gerçeği. fakat guardiola, eto’o ile bu başarıyı sürdüremeyeceklerini öngörmüş olsa gerek, ibrahimovic’i, üzerine para koyarak transfer ediyorlar. ben optimist yaklaşıp, eto’o gitti fakat daha iyisi geldi demek istiyorum. düzenin bozulacağını, orta saha-ibrahimovic uyumunun belli bir süre zorlukla gerçekleşeceğini düşünsem de.

bu hamle sonrasında keirrison’u kadrosuna katmaz herhalde katalanlar. genç ve rotasyona kolaylıkla dahil olabilecek bir oyuncu da olsa 15-20 milyon euro civarında bir bonservis bedeli var. ibra kadabra’yı bu denli yüksek bir meblağ karşılığında aldıktan sonra genç bir futbolcuya 15 milyon vermeyebilirler. ha, verirlerse ne ala, şahane olur.

maldini’den veda

24 Mayıs 2009, Pazar

milan’ın “3″ünün son maçında, san siro’da milan roma’yla karşı karşıya geldi. bir efsanenin son maçıydı  bu maç. 41 yaşında futbol hayatına nokta koydu paolo maldini. tek takımda geçen bir kariyer, kazanılan sayısız kupa ve en önemlisi taraftarların kalbinin tam ortasında kazanılan bir yer. 24 mayıs 2009 günü, roma maçının son düdüğüyle beraber, binlerce taraftarın alkışları arasında futbolcu sıfatını rafa kaldırdı “3″. yapılabilecek en güzel vedalardan birisi yapıldı kaptana. galibiyetle uğurlansaydı daha iyi olurdu milan için fakat roma’nın da bir bayrak adamı olduğunu unutmamak gerek. 87′de frifikten enfes bir gol attı totti. roma bu füzeyle, avrupa ligi’ne gitmeyi garantiledi. riise ile buldukları ilk gol de frikikten geldi. o da, en az kaptan’ınki kadar nefisti. genoa deplasmanda torino’yu yenerek fiorentina’yla farkı 3′e indirdi. şampiyonlar ligi için yarışıyor bu takımlar. inter’e gideceği açıklanan milito 2 gol daha atarak 22 gole ulaştı. alt tarafta; chievo-bologna yenişemedi fakat torino son dakikada genoa’ya mağlup olunca son haftaya bologna ve torino 34′er puanda giriyor. torino, roma deplasmanına gidecek. bologna ise evinde catania’yı ağırlayacak.