avrupa’da son durum
uzun yıllardır aynı takımların domine ettiği pirömiyer lig, bu sezon da favori ikili chelsea – manchester united çekişmesine sahne oluyor. iki takımdan bir tanesi iki hafta sonra şampiyon olacak. 36 maçta maviler 80, fergie’nin kırmızılarıysa 79 puanda. bir tanesini inter, diğerini de bayern avrupadan sildi. ingiltere’de, kendi sahalarında elendi iki takım da. ligi alan, taraftarına hiç değilse kupalardan bir tanesini hediye etmiş olacak. avrupadan sonra ligi de kaybeden taraf ise, sezonu kayıp geçirmiş sayılır. tüm soruların cevabı, muhtemelen anfield road’da verilecek. eğer liverpool’u deplasmanda yenebilirse chelsea, büyük ihtimalle şampiyon olur. son hafta evinde wigan’la oynayacak ancelotti’nin talebeleri. manu ise, steve bruce’un takımı sunderland ile deplasmanda oynayacak 37′de. son hafta tuncay’ın takımı stoke geliyor manu’ya. torres’siz liverpool kimi sevindirecek bakalım. arsenal ve wenger bu haftaya dek sürdürmüştü şansını. aslında wigan deplasmanında bitti onların işi. olsun, böyle devam et arsene wenger. biz senden yanayız, her şeye rağmen.
ispanya’da, malumunuz; bir barca fırtınası esiyor 2 yıldır. geçen yıl ne kadar kupa varsa götürmüşlerdi müzeye. bu sezon da değişen pek bi’ şey yok. ligde son 4 hafta. barcelona 87 puan’la, bir adım önünde real madrid’in. hafta içi inter’le çok kritik ve zor bir maça çıkacak katalanlar. madrid aradan sıyrılır diye, korkmuyor değilim hani. barcelona maçı hariç, hemen hemen tüm maçlarda üstünlüğünü kabul ettirdi ronaldo ve higuain’le mor menekşeler. sevilla’nın düşüşü, mallorca’nın çıkışı oldukça şaşırtıcı. şampiyonlar ligi için kapışıyor onlar da.
seri a’da desteklenecek tek takım roma’dır kendi adıma. totti’nin payı büyük tabi. ve bu yıl, çok uzun bir aradan sonra, zirveye çok yakınlar. şike skandalından sonra ligi parselleyen inter’e kafa tutması beklenen takımdı roma. bunu başaramadı o zaman zarfında. fakat bu sezon, ranieri geldikten sonra olağanüstü bir form yakaladılar. içerde inter’i de yenerek büyük bir adım attılar şampiyonluk yolunda. lazio maçı tuz biber oldu. kaldı 3 hafta. inter 73 puan. roma ben bu yazıyı yazarken sampdoria ile oynuyor ve 1 – 0 önde. eğer kazanırsa, 74 olacak. zor maçı da yok hani. umarım ipi göğüsleyen taraf, başkent ekibi olacak. juventus ve milan bu iki takımın gerisinde kaldılar her anlamda. özellikle, kadro kalitesi açısından. milan’a arda, juve’ye topal giderdi aslında, di mi?
bundesliga’da lider kaç kez değişti, sayabilen yoktur herhalde. bi’ ara leverkusen götürdü ligi tepede. ardından magath’lı schalke aldı liderliği. sonra bayern münih fırtınası çıktı ve geleni geçeni avlamaya başladılar. lig liderliğini de ele geçirdiler. van gaal etkisi tartışılmaz da, robben’in performansı tarihe geçecek cinsten. avrupa’nın en verimli transferlerinden birisi oldu hollandalı oyuncu. ribery’nin adını en son gazeteye verdiği chelsea’ye de giderim, madrid’e de konulu röportajında duydum. nasıl sevebilirim ki onu, bir galatasaray’lı olarak. velhasıl kelam, bundesliga’da kaldı 2 hafta. 64 puanlı bayern ve schalke ligin zirvesindeler. averajla lider, bayern. haftaya schalke – wrder bremen maçında şampiyon belli olabilir. bekleyip göreceğiz. o değil de, wolfsburg’a noldu öyle ya.
fransa’da lyon hegamonyasını kıran bordeaux, bu kez yokları oynuyor. şampiyonlar ligi’nde çeyrek final görmüş olsalar da ligde çok gerilerde kaldılar. üstelik iyi de gidiyorlardı. son dönemlerde galip gelemiyorlar. bu yıl öne çıkan takım marsilya oldu. bir maçı eksik 2 puan farkla lider. onların çıkışından daha ilginç bir durum varsa fransa’da o da montpellier’in şampiyonluk kovalıyor olmasıdır. kısaca, çok karışık ve kimin ne yaptığı belli olmayan bir szon geride kalmak üzere fransa’da. mevlüt iyi topçu, evet.



