<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>dripling &#187; futbol</title>
	<atom:link href="http://www.dripling.com/tag/futbol/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dripling.com</link>
	<description>kontrolsüz müdahele</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Jul 2010 15:17:40 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>dünya kupası ispanya&#8217;nın!</title>
		<link>http://www.dripling.com/dunya-kupasi-ispanyanin/</link>
		<comments>http://www.dripling.com/dunya-kupasi-ispanyanin/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Jul 2010 23:05:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>montaellis</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[2010 güney afrika]]></category>
		<category><![CDATA[dünya kupası]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dripling.com/?p=1105</guid>
		<description><![CDATA[her güzel şeyin olduğu  gibi, futbolun zirvesi dünya kupası&#8217;nın da değeri, bittiğinde anlaşılacaktır kuvvetle muhtemel. her ne kadar, oynanan futbolun defansifliğinden yakınsak ve vuvuzela&#8217;yı hayatımızdan derhal çıkması gereken eşyaların tepesine yerleştirsek de, özleyeceğiz bu turnuvayı. en yakın futbol müsabakalarının, türk takımlarının orta sınıf bile sayamayacağımız, yerel takımlarla oynayacağı hazırlık maçları olduğunu düşünürsek, bir süre sudan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>her güzel şeyin olduğu  gibi, futbolun zirvesi dünya kupası&#8217;nın da değeri, bittiğinde anlaşılacaktır kuvvetle muhtemel. her ne kadar, oynanan futbolun defansifliğinden yakınsak ve vuvuzela&#8217;yı hayatımızdan derhal çıkması gereken eşyaların tepesine yerleştirsek de, özleyeceğiz bu turnuvayı. en yakın futbol müsabakalarının, türk takımlarının orta sınıf bile sayamayacağımız, yerel takımlarla oynayacağı hazırlık maçları olduğunu düşünürsek, bir süre sudan çıkmış balık misali gezeceğiz etrafta sanırım.</p>
<p>11 haziran&#8217;da güney afrika-meksika maçıyla başlamıştık, 11 temmuz akşamı hollanda-ispanya finaliyle noktaladık 2010 dünya kupası&#8217;nı. euro 2008&#8242;i çatır çatır oynayarak kazanan ispanya, tarihinin ilk dünya kupasını da müzesine götürdü bu maçla. hocaları, yeniköy kasabı idi. türkiye&#8217;den kovalanırcasına gönderilen del bosque. ha bir de fenerbahçe&#8217;nin eskisi löw vardı almanya&#8217;nın başında. o da 3. oldu takımıyla. hayat garip tabi, vapurlar falan&#8230;</p>
<p>ispanya takımının ve o klas topçularının gün itibariyle tarihin sayfalarına altın harflerle yazılışına şahit olduk, şanslıyız ki. iniesta&#8217;nın, xavi&#8217;nin, villa&#8217;nın vs. bundan 20 -30 yıl sonra, &#8216;bunlar da ne topçuydu arkadaş, güney afrika 2010&#8242;da da şampiyon olmuşlardı&#8217; şeklinde hatırlanacağından hiç şüphem yok. 2008 avrupa şampiyonası&#8217;nı kazanan kadronun neredeyse hiç değişmeden 2010&#8242;da bu noktalara gelmesi, çok daha mühim elbette. bir jenerasyon tutturmanın ötesinde, mağlup edilmesi namümkün hale gelen bir ekip yaratmayı başardı ispanyollar. geçen yılki konfederasyon kupası&#8217;nda abd&#8217;ye kaybedene kadar 35 maç üst üste yenilmeme ve 15 maç ard arda kazanma başarısı kazandılar. barcelona ve onun temelini oluşturan xavi-iniesta-puyol-pique- busquets-pedro gibi oyuncuların yanında diğer bölgelerde de torres, villa, casillas, silva, xabi alonso,ramos şeklinde; çoğu kişiye göre mevkisinin en iyilerini yetiştirebilen bir ülkeden ve ulusal takımdan bahsediyoruz. bu noktada; busquets, pedro, mata, navasve j.martinez tarzında gençleri bu denli ciddi bir turnuvada kullanmalarını da es geçmemeliyiz. oynatarak geliştirebiliyor ve potansiyelini sergileme imkanı veriyorsunuz gençlere. ispanya&#8217;nın tüm bu başarıları yakalarken, kullandığı yöntem oldukça etkileyici.</p>
<p>finale kadar tüm maçlarını kazandı diğer finalist hollanda da. elemeler dahil bu istatistiğe. orada 8&#8242;de 8, dünya kupası&#8217;nda da finale dek 6&#8242;da 6 yaptılar. fakat tabi en önemli yerde mağlup oldular. onların çoğu futbolseverin gönlünde yeri başkadır her zaman. özellikle de yaşını başını almış futbolseverlerin takımıdır portakallar. 74-78 dünya kupaları&#8217;nda finalde kaybetmiş olmaları asıl sebep tabi. cruyff ve neeskens ikilisinin önderliğinde, dünya&#8217;ya yepyeni bir futbol anlayışı getimeleri bunun yanında total futbol kavramını lügatımıza sokmaları ise onların kalplerde taht kurma sebeplerinden diğerleri. mamafih, bugün eskisi gibi gelişmedi işler. cruyff&#8217;un total futbol oynayan hollanda&#8217;sı artık kaybetmekten usanmışcasına kontrollü bir futbol oynamaya çalışırken, karşısındaki ispanya ise günümüzün en baskın futbol takımıydı. üstelik, ispanya&#8217;nın bu futbol tarzını benimsemesi cruyff-barcelona-ispanya ulusal takımı ekseninde direkt olarak hollanda&#8217;lıların etkisiyle başlamıştı.</p>
<p>iki futbol ekolünün 2010&#8242;da finalde karşılaşması biz futbolseverler için bulunmaz bir nimetti elbette. johan cruyff&#8217;un sponsorluğunda gerçekleşen maç, her daim avrupa&#8217;nın önde gelen uluslarından olsa da hiç dünya kupası kazanamayan iki takımın mücadelesiydi bir bakıma.bu nedenle sert oynadı ikisi de. o en büyük kupaya ulaşabilmek ve bugüne kadar kazanan 7 takımın yanında bir 8&#8242;incisi olabilmek için savaştılar. uzatmada, 116&#8242;da maçın adamı iniesta söyledi tek sözü. ispanya tarihinde ilk defa dünya kupası kazandı. maçın sonunda yaşadıkları sevinç görülmeye değerdi. geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz, sevilla&#8217;lı, antonio puerta&#8217;yı unutmayan sergio ramos, 10 üzerinden 10 aldı o hareket sonrası. kaybettikten sonra, kazananı alkışlayan hollanda&#8217;lılar da nasıl şık insanlar olduklarını kanıtlardılar gene.</p>
<p>işte böyle güzel bir turnuvayı geride bıraktık. bir ay boyunca çok güzel goller de izledik, ruh karartıcı maçlar da. hakem hatalarına da şahit oduk, son dakika gollerine de. asamoah gyan ve gana da geçti bu turnuvadan, lippi ve italya da. sonunda en iyi oyuncusu forlan, gol kralı ve en iyi genci thomas müller seçilen bu dünya kupası&#8217;nın da sonuna geldik. alışması zor olacak fakat, &#8216;bu da bitti be!&#8217;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dripling.com/dunya-kupasi-ispanyanin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>güle güle popito</title>
		<link>http://www.dripling.com/gule-gule-popito/</link>
		<comments>http://www.dripling.com/gule-gule-popito/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2010 11:24:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>montaellis</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[transfer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dripling.com/?p=1098</guid>
		<description><![CDATA[geçen yaz, tam bu dönemlerde galatasaray için işler yolunda gidiyordu. haldun üstünel transferden sorumluydu ve herkes, uçak seferlerine, yolcu listelerine bakarak onun ismini bulmaya, nereye gittiğini, kimleri getireceğini bilmeye çalışıyordu. ki bu dönem, takımda yakını bulunan, duyumcu internet adamlarının zirve yapmasına tekabül ediyor. bu duyumcuların nasıl gereksiz girişimciler olduğu, ayrı bir yazı konusu tabi, geçiyoruz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>geçen yaz, tam bu dönemlerde galatasaray için işler yolunda gidiyordu. haldun üstünel transferden sorumluydu ve herkes, uçak seferlerine, yolcu listelerine bakarak onun ismini bulmaya, nereye gittiğini, kimleri getireceğini bilmeye çalışıyordu. ki bu dönem, takımda yakını bulunan, duyumcu internet adamlarının zirve yapmasına tekabül ediyor. bu duyumcuların nasıl gereksiz girişimciler olduğu, ayrı bir yazı konusu tabi, geçiyoruz. haldun üstünel, ekseriyetle gizli yürüttüğü ve yüksek dozaj adrenalini taraftara pompaladığı transfer döneminin sonunda, bekleneni de verdi ne yalan söyleyelim. alınacak isimlerin ortaya atılmasında veyahut bütçenin oluştutulmasında bir payı olup olmadığı hakkında fikrim yok fakat görüşülen isimlerin bağlanması hususunda meziyetlli olduğunu biliyoruz hepimiz. rijkaard&#8217;ın yapılan teklifi kabul etmesinde, üstünel&#8217;in anlatım şeklinin ve sunduğu plan, projenin işe yaradığı dile getirildi çokça. yanı sıra, elano ve keita gibi iki büyük ismin transfer edilmesi sonrasında, haldun üstünel, kalplerde taht kurmuş, oturuyordu artık. mamafih, gelinen noktada, ne haldun üstünel kaldı, ne keita var ne de elano&#8217;dan verim alınabildi. ve dahi, kewell da artık bizden değil gözüküyor. hiç de iyimser bir tablo değil hani.</p>
<p><img class="aligncenter  size-full wp-image-1100" title="abdul-kader-keita" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/abdul-kader-keita1.jpg" alt="abdul-kader-keita" width="480" height="318" /></p>
<p>keita da diğerleri gibi çok değerli bir transferdi, uzun yıllar inamoto&#8217;lara, almaguer&#8217;lere maruz bırakılmış galatasaray takipçileri için. az değil, 18 milyon vermişti lyon ona. beklenen çıkışı gösteremese de, yüksek mertebelerin topçusuydu popito. benim nazarımda, daha da önemlisi, yaratılmak istenen sistemin işlerliği açısından nokta transferdi. takıma katıldığı dönem içerisinde verdiği röportajda söylediklerini hatırlıyorum da, rijkaard ve galatasaray&#8217;ın bana duyduğu ihtiyaçtan çok ben onlara muhtacım minvalinde cümleler kurmuştu. tamam demiştik, sistem adamı olduğu kadar, bize gerektiği gibi, hırslı da bu adam. tek gereken zamanın bizleri haklı çıkartmasıydı. çıktık mı haklı, şu gün itibariyle, malesef hayır. zaman zaman kontrol edemediği hırsını, azmini, iştahını her maçta gösterse de, olmadı keita bizde. uymadı, dikişi tutmadı. rijkaard&#8217;la olamadı bir türlü. ne o hocaya istediğini verebildi ne de hoca ondan faydalanmak adına çaba sarfetti. takımın geri kalanının da yalanlara girdiği bir sezonda hayal kırıklığı yarattı neticede keita.</p>
<p>bugün eski takımına, al sadd&#8217;a satıldı popito. ederi 8.150.000 euro. kendisi de 4 milyon alacak diyorlar, fakat bir açıklama yok sanırım o konuda. ne denir ki, yolun açık olsun keita. sağ çizgiden yakalayıp belini kırdığın her sol bek oyuncusu ne kadar sevindiyse senin gidiyor olmana, bizler de o kadar üzüldük senin burada yapamamana, olduramamana.</p>
<p>bundan sonrası, yeni denemelere açık olacaktır galatasaray. orta sahaya yapılması beklenen iki transfer yanında bir de sağ kanat alınacak kuvvetle muhtemel. serdar özkan&#8217;ı o bölge için birinci adam olarak kullanmak akıl karı gözükmüyor. zaten, teknik ekibin de böyle bir düşüncesi olduğunu zannetmiyorum. mutlaka, planlamalarını yapmışlardır yöneticilerle birlikte. bir kaç gün içerisinde bir veya daha fazla transfer hamlesi bekliyorum ben.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dripling.com/gule-gule-popito/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>almanya &#8211; ingiltere, tarihe geçen maç</title>
		<link>http://www.dripling.com/almanya-ingiltere-tarihe-gecen-mac/</link>
		<comments>http://www.dripling.com/almanya-ingiltere-tarihe-gecen-mac/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jun 2010 18:17:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>montaellis</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[2010 güney afrika]]></category>
		<category><![CDATA[almanya]]></category>
		<category><![CDATA[dünya kupası]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dripling.com/?p=1083</guid>
		<description><![CDATA[
ingiltere ve almanya çapraz gruplarda yer alsalar da, 2. turda karşılasmasına pek ihtimal verilmeyen iki takımdı. çünkü, bu ihtimalin hayata geçmesi demek, ikisinden birinin grubunu 2. sırada tamamlaması demekti. igiltere&#8217;nin b grubunda ceyazir, abd ve solenya&#8217;nın önüne geçememesi yahut almanya&#8217;nın d&#8217;de avustralya, gana, sırbistan&#8217;ı ekarte edememesi, kabul edelim ki sürpriz olarak addedilecek durumlar. ve fakat, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1084" title="almanya - ingiltere | mesut" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/dunyakupasi-alm_ing-mesut.jpg" alt="almanya - ingiltere | mesut" width="480" height="280" /></p>
<p>ingiltere ve almanya çapraz gruplarda yer alsalar da, 2. turda karşılasmasına pek ihtimal verilmeyen iki takımdı. çünkü, bu ihtimalin hayata geçmesi demek, ikisinden birinin grubunu 2. sırada tamamlaması demekti. igiltere&#8217;nin b grubunda ceyazir, abd ve solenya&#8217;nın önüne geçememesi yahut almanya&#8217;nın d&#8217;de avustralya, gana, sırbistan&#8217;ı ekarte edememesi, kabul edelim ki sürpriz olarak addedilecek durumlar. ve fakat, futbol bu. ötesinde, dünya kupası bu. nereden vuracağı belli değil piyangonun. almanya işi ciddiye alıp, lider bitirse de grubunu, capello&#8217;nun ingiltere&#8217;si bir türlü istenileni ortaya koyarak alamadı o 1.&#8217;liği. netice, 2. turda adıyla, sanıyla almanya &#8211; ingiltere maçı bizleri bekliyordu.</p>
<p>ilk maçlar noktalandığında, almanya tartışmasız en dominant takım olarak duruyordu. 2006&#8242;da klinsmann&#8217;ın bıraktığı takım ve sonrasında yardımcısı joachim löw&#8217;ün ondan devralarak geliştirdiği, birleştirdiği bugünkü şeklini alan takım.. almanların, iki takım arasında bu kadar yumuşak bir geçiş yaşaması, en büyük kozlarıydı. yarı finalde elenen o takım, baştan aşağı yenilenmek yerine, törpülenerek getirildi bu turnuvaya. bazı oyuncular, mecburi şekilde değişse de, aynı şablon üzerinden oynuyorlar işin özünde. podolski ve klose hücumda aynı etkinlikteler, lahm daha da tecrübe kazanarak sapasağlam yerinde duruyor. sakatlanmasaydı ballack orta sahada yer alacaktı. yine; şıvaynşıtayger, gomez, mertesacker gibi oyuncular da 2006&#8242;nın önemli parçalarındandı. bu iskeletin üzerine, o kadar şahane eklemeler yaptı ki löw, böyle güzel futbol oynayarak, dünya kupası&#8217;nda ilerlemeleri, hiç şaşırtmıyor beni. doğrudan ilk 11&#8242;e yapılan mesut, khedira ve müller eklemeleri, nokta atış diyebileceğimiz tercihler. tartışmasız, alman futbolunun yeni starı olan mesut özil, hücumların lideri konumunda. her yerde görmek mümkün onu. olağanüstü tekniğini kullanıyor, süratini konuşturuyor, pas yapıyor, gerektiği zamanlarda dikine oynuyor, ara pas atabiliyor, takım savunmasına yardım ediyor vs.. kısacası, üst düzey bir orta alan oyuncusundan beklenecek her vasfa sahip mesut.</p>
<p>löw&#8217;ün tercih ettiği oyun düzeninde, en uçta klose, bitirici forvet olarak yer alıyor. rakibin çıkmasını engelleyen, ceza sahası içerisinde topla buluştuğunda gole hep yakın bir adam klose. milli takım golcüsü aynı zamanda, mario gomez&#8217;in tam aksi olarak. klose&#8217;nin hemen arkasında, serbest olarak niteliyebileceğimiz bir alanda mesut  yer alıyor. mesut da o öldürücü hızlı çıkışları ve rakip yarı sahaya devrildikleri hücumları komuta ediyor. takımın iki kanat oyuncusu da harika yetenekler. sağda bu yılın en büyük patlamalarından birisini gerçekleştiren, bayern ile şampiyonlar ligi finaline 11 çıkan müller, solda ise öldürücü şutlarıyla nam salan lucas podolski. bu dörtlü, muazzam derecede kuvvetli bir hücum gücü oluşturuyor nitekim. her biri birbirinden hızlı, yetenekli bu 4 oyuncu, bu güne kadar, hemen hiç şans golü atmadılar. buldukları her gol, zeka, beceri ve çalışma birleşimi oluyor. bu hücumcuların arkasında, biraz da görünmeyen kahramanlar khedira ve şıvayn var tabii. bu turnuvada olduğundan daha defansif bir yapıda oynayan şıvayn da çok iyi oynuyor fakat, stutgart&#8217;lı sami khedira deyim yerindeyse döktürüyor. benim şu takımda beğendiğim ve kıskandığım oyunculardan bir tanesi. gayet heybetli bir fizik, yüksek bir tempo, olması gerekenden de fazla bir teknik kapasite ve egodan uzak tamamen takım yararına bir futbol yapısı. genç oyuncu, hem defansif hem de ofansif anlamda çok şey katıyor almanya&#8217;ya.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1085" title="almanya - ingiltere | lampard" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/dunyakupasi-alm_ing-lampard.jpg" alt="almanya - ingiltere | lampard" width="480" height="280" /></p>
<p>ingilizler, rakiplerine kıyasla, daha farklı bir sistem uyguluyorlar tabii. capello, klasik ve yavaş yavaş değerini yitiren bir oyun yapısı olan 4-4-2&#8242;yi kullanıyor. bu düzen, adeta baltaladı şu güne dek ingiltere&#8217;yi. hücumcu bekleriniz olsa da, orta alanda üstünlük kuramadığınız gibi, ileriye de gerekli desteği veremiyorsunuz. neredeyse tüm ekiplerin, kalabalık bir orta saha ve top rakipteyken topun arkasına geçen bir sistemi uyguladığı dönemde, ingiltere&#8217;nin bu dizilişi uygulaması, çok net, abesle iştigaldir. asıl komik olanı, barry geldikten sonra bu kurguyu bozmamak için gerard&#8217;ı sol çizgiye atarak, verimini sıfıra indiren capello&#8217;nun ta kendisi aslında. ya, bir ashley young, theo walcott, aaron lennon vardı, sahi ne oldu onlara?</p>
<p>maç başlarken, klose&#8217;nin cezasını bitirmiş olmasıyla, olağan düzenine dönmüş gözüküyordu panzerler. klose&#8217;yi, kanatlardan ve mesut ile geriden destekleyeceklerdi. en geride ise, tüm ağırlığına rağmen, belli bir uyum yakalamayı başaran oyuncular vardı. gana&#8217;yı tercih eden kardeşinin tersine, almanya formasını sırtına geçiren boateng sol bekte başlıyordu. sağ taraf zaten philip lahm&#8217;ın kontrolü altında. rakip ingiltere de barry&#8217;yi ortaya alarak, son maçtaki gibi gerard&#8217;ı solda kullanmayı tercih etmişti. sağ çizgi villa&#8217;lı milner ve pool&#8217;lu glen j.&#8217;ındı. ortada doğal olarak barry-lampard ikilisi. ileride ise rooney ve suppoter&#8217;ı defoe.</p>
<p>maç başladığında, ingilizler için ilk sorun, bu dizilimle nasıl yaratıcı olabilecekleriydi. cezayir maçında da görülmüştü ki, bu orta saha hiç de kendisi yaratabilecek bir konumda değildi. velhasılı, ilk dakikadan itibaren maça karakter koyan taraf almanya oldu. bunun yansıması olarak da, kaleden gönderilen uzun bir topta, upson&#8217;ın gibi dursa da, işin özü, terry&#8217;nin hatasıyla gol geldi. ferdi reyissiz ingiltere müdafasının çok uzun süredir verdiği uyarı sinyallerinden bir ders alınmamış olacak ki, bu hata sonrasında toparlanamadılar. üstün alman teknolojisi olarak sıfatlandırabileceğimiz hücum hattı da formunda olunca, ileride şahane top çevirdi panzerler. ard arda yaptıkları duvar pasları sonrası, her ileri uç elemanının ayağına topun değdiği derslik bir organizasyonla 2&#8242;yi buldular. gidişat, almanya&#8217;nın ingiltere&#8217;yi hezimete uğratacağı yönündeydi. fakat, yapması gerekeni yapıp kanattan çizgiye inme denemesinde bulunan ingiltere, bir yan toptan golü buldu. ilk yarı tartışmalarla biterken, 2. yarı aynı kadrolar sahadaydı. ingiltere, oyunu rakip alana yığıp, usta ayaklarla gol bulma şansını bir kaç defa yakalasa da, beceremedi. sonrasında, almanlar, yine ders olarak okutulabilecek 2 hızlı hücumla noktayı koydu olaya.</p>
<p>verilmeyen gol muhabbetine, ayrı bir paragraf açmak gerek sanırım. bu kadar, net bir gol nasıl verilmez, anlayamadım ben de herkes gibi. tv&#8217;den dahi, ilk görüşte gol olduğu belli olan şut, nasıl olur, göz ardı edilir.. hakem ve özellikle yardımcısı için bundan sonrası çok zor artık. yalnız, ingiltere&#8217;nin mağdur olarak gösterildiği, yapay bir ortam oluşturulacaktır  muhtemelen. ben hiç, katılamayacağım o ortama. futbolda, bariz de olsa var böyle hatalar. makinelerin değil insanların oynadığı ve yönettiği bir spor bu. bu güne dek, binlerce hata olmuştur, skoru, oyunu ve hatta şampiyonlukları etkileyen. geçmek lazım bu, &#8216;2-2 olsa, ingiltere tur atlardı&#8217; mevzularını. evet, maç daha farklı şekillenebilirdi, hak veriyorum. fakat, olayı da yalnızca bu eksende ele almak, oynanan topa haksızlıktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dripling.com/almanya-ingiltere-tarihe-gecen-mac/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>abd &#8211; gana; yürüyedur afrika&#8217;nın gururu!</title>
		<link>http://www.dripling.com/abd-gana/</link>
		<comments>http://www.dripling.com/abd-gana/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Jun 2010 23:52:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>montaellis</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[2010 güney afrika]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[dünya kupası]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[gana]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dripling.com/?p=1073</guid>
		<description><![CDATA[
şu dünya kupası bittiğinde akılda yer edeceklerden birisi tartışmasız gana takımıdır kendi adıma. bunu, kendi başına sempati yaratan o güzel formaları için söylemiyorum yalnızca. genç takımla ulaştıkları dünya şampiyonluğunun yarattığı ilgi, kilit oyuncularından faydalanamamalarına rağmen yerlerini yeni oyuncularla doldurmalarıyla katlandı. beklentilerin minimize edildiği bir ortamda afrika kıtasının bayrağını tek başlarına taşıyor olmaları ile zirve yaptı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1082" title="amerika - gana | ayew" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/dunyakupasi-abd_gan-ayew.jpg" alt="amerika - gana | ayew" width="480" height="280" /></p>
<p>şu dünya kupası bittiğinde akılda yer edeceklerden birisi tartışmasız gana takımıdır kendi adıma. bunu, kendi başına sempati yaratan o güzel formaları için söylemiyorum yalnızca. genç takımla ulaştıkları dünya şampiyonluğunun yarattığı ilgi, kilit oyuncularından faydalanamamalarına rağmen yerlerini yeni oyuncularla doldurmalarıyla katlandı. beklentilerin minimize edildiği bir ortamda afrika kıtasının bayrağını tek başlarına taşıyor olmaları ile zirve yaptı. daha önce kamerun ve nijerya&#8217;nın yaptığı gibi, afrika insanını en güzel şekilde temsil etmelerini izlemek çok keyif verici gerçekten de.</p>
<p>ilginç ve önemli bir şekilde, muadilleri gibi fizik güce bağlı bir takım değil gana. evet, oyunlarının kaynağını, kuvvetli fizik yapıları oluşturuyor fakat, bunun yanında takım halinde hareket edebilmeyi ve sonuna kadar oyundan kopmamayı başarabiliyorlar. mental anlamda da ne kadar üst seviyede olduklarını, cümle aleme kanıtladılar abd karşısında. bu özellik sanırım biraz, &#8216;benim diyen takım&#8217;da olmayan güçlü orta sahaları sayesinde ön plana çıkıyor. essien ve muntari sağlıklı olarak yer alabilselerdi bugün gana takımında, kuvvetle muhtemel, böyle bir çıkış yapamayacaktı anthony annan. gel gör ki, vardır futbolda böyle dönüm noktaları. bizim mehmet topal geldi aklıma hemen.. hakikaten buradayım diyor oynadığı topla annan. iki ciddi eksiğe rağmen, taş gibi orta saha cümlesini kurmamızı sağlayan diğer adamlar ise kwadwo asamoah, k.p. boateng ve andre ayew. ileride yalnızca gyan&#8217;ı tutan bir sistemde oynadıklarından, boateng ve ayew de müdafa anlamında söz sahibi isimler oluyor. kenardan gelen; muntari, owusu-abeyie, appiah ve adiyiah takviyeleri de bu sağlam takıma ekstra fayda sağlıyor.</p>
<p>gana nasıl bir takımdır, fikir vermesi açısından: andre ayew 89, kwadwo asamoah 88, anthony annan 86, asamoah gyan 85, dominic adiyiah 89, samuel inkoom 89, prince tagoe 86, quincy owusu-abeyie 86 ve sulley muntari 84 doğumludur.</p>
<p>abd&#8217;ye bakacak olursak, neredeyse euro 2008&#8242;in türkiye&#8217;sini görüyoruz turnuvada. o derece önceden kestirilemezler dk maçlarında. landon donovon&#8217;a maestro görevini veren bob bradley, avrupada genel olarak kariyerinin son demlerini geçiren oyuncuların transfer olduğu lig olarak bilinen mls&#8217;in ülkesi amerika&#8217;ya tam bir &#8216;takım&#8217; hüvviyeti kazandırdı. üstelik bunu başarırken çok zor bir yol vardı önünde. hiç ilgi duyulmayan bir spor dalı amerika&#8217;da futbol ve ulusal takımın başarılı olması, ilgi çekmesi için olağandan çok daha fazla mücadele etmeleri gerekiyordu. fakat bugün geldikleri nokta, oldukça önemli. kalecinin iyi olmasıyla, kafadan 1-0 önde başlıyorlar bir kere. howard&#8217;ı avrupada istemeyecek az takım vardır bana kalırsa şu anda. onun yanı sıra bocanegra, gana maçında düşünülmedilerse de spector ve onyewu iyi savunmacılar. ha keza, cherundolo da iyi bir geri oyuncusu. orta alanda iki genç oyuncu findley ve edu, aynı şekilde çift yürek bradley yer alıyor. en uçtaki, altidore&#8217;un  tamamlayıcısı, abd&#8217;lilerin kutsalı, landon donovan. ingiltere&#8217;de muazzam bir yıl geçiren dempsey ise arkadan bindirmeleri ile, gole en yakın oyunculardan bir tanesi. işte böyle, sistemli bir takım bradley&#8217;in birleşik devletler&#8217;i.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1081" title="amerika - gana | gyan" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/dunyakupasi-abd_gan-gyan.jpg" alt="amerika - gana | gyan" width="480" height="280" /></p>
<p>ilk turda az ama öz atan gana, maçın hemen başında problem çocuk kevin prince&#8217;in ayağından bulduğu golle, oyunun farklı şekilde gelişmesini sağladı. bu gol, gana&#8217;nın daha kontrollü oynaması ve ayew, gyan gibi hızlı ayakları daha tehlikeli yerlerde kullanabilmesi açısından değerliydi. abd ise, neredeyse 1 dakika bile skor üstünlüğü olmadan, grubunu lider tamamlamış bir takım olarak, nispeten sakin karşıladı bu durumu. gana savunmasını zorlayan bir kaç pozisyona girdiler. savunmanın üzerine sürekli koşular yapan dempsey, topsuz oyunda rakip müdafayı çok zorlayan ve takımı ileride tutabilen altidore öne çıkan isimlerdi.  donovan da arada kesik kesik zorladı gana&#8217;yı. golde hatası olan clark&#8217;ın yerini 30. dakikada edu&#8217;ya bırakması, bizlere bob bradley&#8217;nin antrenörlüğü hakkında biraz ipucu veriyor aslında. neticede, 2. yarının başında da hamlesini yaptı hoca ve orta alan oyncusu feilhaber&#8217;i aldı oyuna. gana delici oyuncularını istediği gibi devreye sokamayınca, üzerine iyice gelmeye başlayan abd&#8217;ye 62. dakikaya kadar dayanabildi. dempsey&#8217;in, seri biçimde ceza sahasına girmesi ve yerde kalması sonrası, penaltıyı gole çeviren isim donovan oldu. sonrasında, iki takım da uzatmaları düşünürcesine hareket etti. boateng&#8217;in bir sorun yaşayıp çıkması gana&#8217;yı, 1-1&#8242;den sonra altidore&#8217;un kenara alınması ise abd&#8217;yi zorladı biraz. uzatmada geriden atılan uzun bir topta, gücünü, hızını ve bitiriş becerisini aynı anda gösteren gyan asamoah, takımına galibiyeti getirdi.</p>
<p>en değerli topçusu andre ayew seçilen bu maç, 2010 dünya kupası&#8217;nın son 8&#8242;e kalan tek afrikalı&#8217;sının gana olacağını ilan etti. gruplarda ingiltere&#8217;yi geride bırakan abd evine dönerken, bakalım genç gana çeyrekte uruguay karşısında neler yapabilecek. güzel 2 maçla geçirdiğimiz bir gün geride kaldı. yarın, ingiltere &#8211; almanya kapışması olduğunu hatırlayınca, nasıl bir futbol gününün bizleri beklediğini az çok tahmin edebiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dripling.com/abd-gana/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>dünya kupası grup liderleri</title>
		<link>http://www.dripling.com/dunya-kupasi-grup-liderleri/</link>
		<comments>http://www.dripling.com/dunya-kupasi-grup-liderleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Jun 2010 21:55:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dioxide</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[2010 güney afrika]]></category>
		<category><![CDATA[dünya kupası]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dripling.com/?p=1070</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1071" title="dünya kupası grup liderleri" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/dunyakupasi_grupliderleri.jpg" alt="dünya kupası grup liderleri" width="480" height="396" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dripling.com/dunya-kupasi-grup-liderleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>dünya kupası vol.2</title>
		<link>http://www.dripling.com/dunya-kupasi-vol-2/</link>
		<comments>http://www.dripling.com/dunya-kupasi-vol-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 15:44:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>montaellis</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[2010 güney afrika]]></category>
		<category><![CDATA[dünya kupası]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dripling.com/?p=1034</guid>
		<description><![CDATA[
e grubunda hollanda, 2&#8242;de 2 yaparak, adını bir üst tura yazdırdı beklenildiği gibi. fakat, danimarka ile oynadıkları ilk maçta, rakibin sağlam savunmasına karşı hiç üretken olamamaları ve arjen robben&#8217;in sakatlık durumunun netlik kazanamaması, onlar adına sıkıntılı noktalar gibi gözüküyor. simon poulsen kendi kalesine atmasaydı o golü, hollanda çözemeyebilirdi danimarka&#8217;yı. ayrıca bert van marwijk&#8217;in tercih ettiği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1067" title="sneijder" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/dunyakupasi-sneijder.jpg" alt="sneijder" width="480" height="270" /></p>
<p>e grubunda hollanda, 2&#8242;de 2 yaparak, adını bir üst tura yazdırdı beklenildiği gibi. fakat, danimarka ile oynadıkları ilk maçta, rakibin sağlam savunmasına karşı hiç üretken olamamaları ve arjen robben&#8217;in sakatlık durumunun netlik kazanamaması, onlar adına sıkıntılı noktalar gibi gözüküyor. simon poulsen kendi kalesine atmasaydı o golü, hollanda çözemeyebilirdi danimarka&#8217;yı. ayrıca bert van marwijk&#8217;in tercih ettiği hücum düzeni, geride daha kontrollü bir takım yaratmış olsa da, hollanda&#8217;nın alışık olduğu sistem değil tabi. total futbol&#8217;un memleketi, robben&#8217;i kullanamama ihtimali duruyorken, sonradan dahil olduğu iki maçta da fark yaratan elijaro elia&#8217;yı değerlendirmeli mutlaka. iki beki arasındaki yaş ve tecrübe farkı, deniz seviyesinin bilmem kaç katı olan bu güzel ülke, umarım ki hakettiğini alır artık bu kupada. gruba dönecek olursak, 92 avrupa şampiyonu danimarka&#8217;nın hiç de boş bir takım olmadığını göreceğiz. kjaer- agger ikilisi, simon ve christian poulsen&#8217;ler, kahlenberg, rommedahl, bendtner ve 18&#8242;lik eriksen. kağıt üzerinde hiç de fena durmuyorlar. sahada da aynen öyle.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1069" title="barrios" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/dunyakupasi-barrios.jpg" alt="barrios" width="480" height="270" /></p>
<p>geldik italya&#8217;ya, f grubuna. ben bu satırları yazarken italya dünya kupası&#8217;nda var olma mücadelesine çıktı slovakya ile. 1-0 gerideler. hiç bir şey üretemiyorlar, aynı geride bıraktıkları iki maçta olduğu gibi. tecrübenin, sabırlı futbol anlayışının hakim olduğu bir ülke italya. bu turnuvada ise, arafta kalmış bir kadro var sanki. o geçiş döneminin içerisinde kalmış, ne değişebilimiş ne de kendini koruyabilmiş bir görüntüleri var. hani, totti ile del piero gelseydi şu takıma, vallahi daha etkili olurlardı. fakat, slovakya&#8217;yı yenip gruptan çıkarlarsa da, bir bakmışız finale yükselmişler! hiç belli olmaz. sonuçta, italya bu. paraguay, güney amerika elemelerinde arjantin ve uruguay&#8217;ı geride bırakmış, şili ile aynı puanı alarak, 2. olmuştu. barrios&#8217;lu, santa cruz&#8217;lu ve valdez&#8217;li kadrolarıyla, turnuvanın amerika kıtası üstünlüğünün bir halkası da onlar. türkcell süper lig karması slovakya ise, italyanların biletini kesen takım mevkinde şu an. hamsik iyi çocuk tabi bu arada.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1040" title="elano" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/dunyakupasi-elano.jpg" alt="elano" width="480" height="270" /></p>
<p>g grubu, ölüm grubu ilan edilmişti dünya kupası başlamadan önce. brezilya, kolayca sıyrılmayı başardı bu dörtlü arasından. ilk maç, big brother kim jong&#8217;un adamlarına karşı, zorlanır gibi oldular, 2. maç fil dişi sahili&#8217;nden çıkarttılar acısını. dunga&#8217;nın kadro seçimindeki tercihleri eleştirilse de, uyumlu bir ekip izlenimi bıraktılar şu ana kadar. bakalım, rakibi açmak gerektiğinde, ronaldinho gibi bir oyuncuyu arayacaklar mı? onun dışında, elano attıkça biz coşuyoruz tabi. güzel her şey, sambacılar adına. bir maçını golsüz bitiren portekiz gitti 7 tane attı kuzey kore&#8217;ye. ronaldo da milli takımdaki gol orucuna son verdi bu maçla. son maç öncesi, fil dişi&#8217;nin bir adım önünde gözüküyorlar. afrika&#8217;nın en büyük umutlarından fil dişi sahili, 2006&#8242;da oynadığı futbolun uzağına kaldı bu turnuvada. drogba&#8217;yı kullanamamış olmaları önemli bu noktada. sven göran efendi var zaten başlarında, niyeyse artık. kanatlar hiç işlemiyor, savunma hazırlıksız yakalanıyor rahatlıkla, orta alanda pas trafiğini oturtamadılar vs.. çoğunda bu sven göran&#8217;ın suçu var. neyse, bi&#8217; şey demiyorum şimdi..</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1044" title="villa" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/dunyakupasi-villa.jpg" alt="villa" width="480" height="270" /></p>
<p>ispanya; şampiyon kim olur sorusuna en çok verilen yanıttı herhalde maçlar başlamadan önce. bu yüzden, en çok da onların yenilmesine şaşırıldı. xavi&#8217;li, torres&#8217;li, villa&#8217;lı, iniesta&#8217;lı takım nasıl olur da yenilirdi hitzfeld&#8217;in isviçre&#8217;sine. bu soru, benim aklıma hemen geçen yılki konfederasyon kupası&#8217;nı ve abd&#8217;nin ispanya&#8217;yı mağlup ettiği maçı getirdi. o maçta ve isviçre&#8217;nin kazandığı bu maçta, ortak olarak, çok iyi kapanan iki takım vardı. ispanya aynı tabi. topa sahip olan, rakibi paslarıyla yoran ve savunmanın arkasına öldürücü paslar-koşular gönderen takım. onlarla başa çıkabilmek için isviçre de aynı abd gibi, takım savunmasında hiç hata yapmamalıydı, yapmadılar. özellikle ilk yarıda hep, sonuna kadar gelip ya vuramadı ya da hedefi bulamadı ispanyollar, isviçre&#8217;nin başarılı savunması sebebiyle. ve hitzfeld&#8217;in takımına galibiyet için gereken tek şey duran toptan gol bulmaktı. onu da başardılar. ilk maçını kaybedip de, şampiyon olan takım var mı bilemiyeceğim fakat, ispanya ilk olabilir bu istatistik açısından. çözüldeklerini değil, bocaladıklarını düşünüyorum ben sadece. artacaktır performansları, del bosque&#8217;nin istediği gibi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dripling.com/dunya-kupasi-vol-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>dünya kupası vol.1</title>
		<link>http://www.dripling.com/dunya-kupasi-vol-1/</link>
		<comments>http://www.dripling.com/dunya-kupasi-vol-1/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 15:30:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>montaellis</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[2010 güney afrika]]></category>
		<category><![CDATA[dünya kupası]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dripling.com/?p=1033</guid>
		<description><![CDATA[güney afrika&#8217;da futbol şöleni epey önce başladı, biz sık sık ihmal ettiğimiz bloga bir şeyler karalayamadık bu turnuva ile ilgili. 11 haziran&#8217;dan itibaren, günde 3&#8242;er &#8211; 4&#8242;er maçla devam ediyor dünya kupası heyecanı. o grup çok karıştı, bu grupta çok sürpriz oldu derken, neredeyse ilk turun sonuna gelmek üzereyiz.

a grubunun şüphesiz ki, fransa rezaleti ekseninde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>güney afrika&#8217;da futbol şöleni epey önce başladı, biz sık sık ihmal ettiğimiz bloga bir şeyler karalayamadık bu turnuva ile ilgili. 11 haziran&#8217;dan itibaren, günde 3&#8242;er &#8211; 4&#8242;er maçla devam ediyor dünya kupası heyecanı. o grup çok karıştı, bu grupta çok sürpriz oldu derken, neredeyse ilk turun sonuna gelmek üzereyiz.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1046" title="uruguay | suarez" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/dunyakupasi-suarez.jpg" alt="uruguay | suarez" width="480" height="270" /></p>
<p>a grubunun şüphesiz ki, fransa rezaleti ekseninde ilerlediğini söylemeliyiz. raymond domenech&#8217;in orada, fransa ulusal takımının başında yer alıyor olması başlı başına bir dengesizlik zaten. mamafih, bu derece korkunç bir turnuva geçirmeleri de beklenmiyordu horozların. onlar, yalnızca 1 gol atıp, tıpış tıpış evlerine dönerken, anelka&#8217;dan o.ç damgası yiyen domenech tabi ki tüm bu başı bozukluğun müsebbibi konumunda. kurduğu kadro, sahaya sürdüğü 11, yaptığı değişiklikler, oyunculara karşı takındığı tavır, basın toplantılarında kurduğu cümleler&#8230; hepsinin toplamında, olmaması gereken yerde olan bir adam imajı çizdi domenech efendi. ne diyim, artık, vurun abalıya.</p>
<p>ilk grubu fransa özelinde değerlendirip, geçmek olmaz. uruguay ve meksika&#8217;nın oynadıkları futbola ayıptır. turnuva öncesinde, bir tek ileri ikilisiyle adından bahsedilen uruguay, grubunu diri ve akıllı top oynayarak lider bitirdi. o, dünya kupası kazanmış takım forsu, hep üzerlerinde olacak sanırım. meksika ise, yakaladığı genç jenerasyonla ve bu gençlerin yanına yamadığı franco, blanco gibi topçularla, bir üst tura adını yazdırdı. ülkemizde,soğuk espri malzemesi olan dos santos, kutsal yorumcu ömer reis tarafından bal yapmayan arı olarak tanımlansa da, rakiplerin bellerini kırıyor maşallah.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1042" title="arjantin |higuain" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/dunyakupasi-higuain.jpg" alt="higuain" width="480" height="270" /></p>
<p>grup b&#8217;de, arjantin dominasyonu, maradona&#8217;nın futbolculuğuyla eşlenemeyen antrenörlüğü sebebiyle soru işaretleri vardıysa da, kısmen beklenen bi durumdu. 3&#8242;te 3 yapıp lider bitirdi tangocu çocuklar. hücum iyi güzel de, savunmada sıkıntı var deniliyordu. geride bıraktıkları 3 maçta rakiplerin zorlayamaması mıdır bilemiycem, pek göremedik savunma zaaflarını. ha, çeyrekte falan, taş gibi bi&#8217; takım gelip duman ederse de bunları, şaşırmayalım. 2.&#8217;lik biletini kore&#8217;nin güneylileri aldı bu grupta. ilk maçtaki yunanistan galibiyetinin üzerine yattılar aslında biraz. arjantin&#8217;den 4 yemeleri, son maçta nijerya karşısında bir türlü istediklerini alamamaları vs.. yine de, bir düzen yakalayıp, onun etrafında bir şeyler yapmayı amaçlayan bir ekip güney kore. bu nedenle benim takdirimi kazanmış durumdalar. ne de olsa, önce guus hiddink ardından da şenol güneş gibi vizyonu geniş iki hocayla çalışma fırsatları oldu. gönül isterdi ki, daniel amokachi zamanından bu yana, buralarda adeta dost ülke olarak bellediğimiz nijerya da yukarılara oynasın. malesef; lagerback, beklendiği üzere, bir etki yaratamadı bu güzel ülkede.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1047" title="abd | donovan" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/dunyakupasi-donovan.jpg" alt="abd | donovan" width="480" height="270" /></p>
<p>ingiltere ve abd&#8217;nin olduğu grupta hem sahada hem de dışarda kan çıkar diye beklyordum ben. allahtan, bir güvenlik sorunu yaşanmadı iki takımın maçında. fakat, sahada biraz sertlik, mücadele falan olsaydı hiç fena olmazdı hani. her dünya kupasında isimleri kafadan yarı finale yazılan ingilizler, hücum futbolunu temsil etmek üzere beklenildikleri afrika&#8217;da, futboldan soğuttular deyim yerindeyse. kupa başlamadan önce, ingiltere ve capello&#8217;nun geleceğinin çok parlak olmayacağı tahmininde bulunmuştum, yineliyorum bu tezimi. ingilizler&#8217;den yana pek ümitli olmamak gerek. konfederasyon kupasında finale yükselen ve hatta finalde 2-0 öne geçmesine rağmen son yarıda kupayı kaybeden abd, sürprizlerin takımı olmaya devam ediyor. grubu lider tamamladılar donovan&#8217;ın ayağından buldukları son dakika golüyle. böylece, ingiltere&#8217;yi de alman panzerinin önüne atmış oldular. bu arada değinmeden geçemem; altidore tamam da, bi&#8217; adu vardı birader, n&#8217;oldu ona ya!</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1039" title="almanya | podolski" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/dunyakupasi-podolski.jpg" alt="podolski" width="480" height="270" /></p>
<p>ilk maçlar geride kaldığında, dünya kupası seyircisinin neredeyse tamamı, ağız birliği etmişcesine, alman ulusal takımının, en iyi futbolu oynayan ekip olduğunu söylüyordu. amma velakin, ikinci maçta 10 kişi kalıp sırplara yenildi löw&#8217;ün takımı. böylece son maçlar öncesinde, en iyi olarak gösterilen almanlar, elenme tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. onları bu tehlikeden uzaklaştıran adam ise, mesut özil oldu. zaten, almanya&#8217;nın dünya kupası kadrosunun en yetenekli oyuncusu mesut. bizler, bu durumla övenmeli miyiz, yerinmeli miyiz muhasebesi yaparken, alamanlar mesut&#8217;un omuzlarında ilerlemeye devam edecekler gibi duruyor. onların arkasında, sırbistan&#8217;ın olması bekleniyordu fakat kendi ipini kendisi çekti sırp takımı, gana&#8217;ya ve avustralya&#8217;ya yenilerek.  aklımda hep vardır, lan şu sırbistan, hırvatistan, bosna, karadağ vs.. hepsini toplayıp karma yapıp gelseler yine başarılı olurlar kesin diye. herhalde, toplanıp gelseler anca bi&#8217; şey olur artık. gana&#8217;nın 2. olup üst tura yükselmesine şaşıranlar olabilir fakat, afrika&#8217;nın gururu olan bu ekip, alttan iyi geçler yetiştiriyor. çoğunu fransa üzerinden avrupa futboluna sunuyorlar. evet, essien &#8211; appiah gibi oyunculardan yararlanamıyorlar ama, andre ayew, asamoah gyan, anthony annan gibi geleceği olan isimler mevcut kadroda.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dripling.com/dunya-kupasi-vol-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>güney afrika&#8217;ya doğru</title>
		<link>http://www.dripling.com/guney-afrikaya-dogru/</link>
		<comments>http://www.dripling.com/guney-afrikaya-dogru/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 30 May 2010 17:19:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>montaellis</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[2010 güney afrika]]></category>
		<category><![CDATA[dünya kupası]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dripling.com/?p=1018</guid>
		<description><![CDATA[haziran&#8217;ın 11&#8242;inde başlıyor futbolun en görkemli organizasyonu. grosso&#8217;yla bıraktığımız yerden devam edeceğiz, güney afrika ve meksika maçının santrasıyla. e, dk bu kadar yaklaşmışken, yavaş yavaş havaya girmek lazım. hazırlık maçlarıyla, nike ve espn reklamlarıyla ve tabi ki roger milla&#8217;yla biraz olsun girdik de hani.
takımlardan biraz bahsedecek olursak; hemen hepsi son rötuşları yaparak kadrolarını 30 kişiden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>haziran&#8217;ın 11&#8242;inde başlıyor futbolun en görkemli organizasyonu. grosso&#8217;yla bıraktığımız yerden devam edeceğiz, güney afrika ve meksika maçının santrasıyla. e, dk bu kadar yaklaşmışken, yavaş yavaş havaya girmek lazım. hazırlık maçlarıyla, nike ve espn reklamlarıyla ve tabi ki roger milla&#8217;yla biraz olsun girdik de hani.</p>
<p>takımlardan biraz bahsedecek olursak; hemen hepsi son rötuşları yaparak kadrolarını 30 kişiden 23&#8242;e indirmiş gözüküyor. 11&#8242;inde başlayacak turnuva öncesi, artık tek yapmaları gereken hazırlık maçlarına çıkarak maç eksiği gidermek ve uyum sürecini minimuma indirmek. almanya gibi, kendisinden onlarca gömlek  alt seviyede rakipler seçen takımlar da var, kendi kalibresinde takımlarla oynamayı seçenler de var. hangi tercih doğrudur bilemeyeceğim fakat,bana kalırsa fit kalmak adına zor maçlar oynamakta fayda vardır her zaman.</p>
<p>şöyle, kağıt üzerinde takımlara bir göz gezdirince; finale uzanması muhtemel ekipler olarak &#8216;gönüllerin maradona kontenjanlısı arjantin&#8217;, &#8216;avrupa&#8217;nın umudu ispanya&#8217;, &#8216;kıçı başı ayrı oynayan ingiltere&#8217;, &#8216;her daim brezilya&#8217; ve  &#8216;dikkat kutudan çıkabilir italya&#8217; ön plana çıkıyor. tangocular, maradona&#8217;nın kel alaka hocalığından tırsıyor gözüküyorken, brezilya&#8217;lılar ise dunga&#8217;nın anti-yıldız stratejinin ne getireceğini merak eder haldeler. son şampiyon italya bilindiği gibi, lippi&#8217;ye veda edecek dünya kupası sonrasında. gider ayak voleyi vurabilecek mi yaşlı kurt, göreceğiz. hiç hazetmediğim ulusal takım ingiltere de bi&#8217;şeyler yapacak gibi fakat final zor be fabio, yazık olacak sana diyorum. ve ekliyim, şampiyonluğa en yakın gördüğüm ekip ispanya. türkiye&#8217;de tutunamayan iki adamın son yıllarda üst seviyelere çıkardığı ekip, şu an için en oturmuş kadro. sahanın her alanında ne yapacağı belli olan, istediği anda skora katkı verebilecek bir çok oyuncuya sahip ispanya, güiza&#8217;yı da kadroya almayarak, şansını arttırmış durumda.</p>
<p>bu favorilerin yanında, her dk&#8217;sında illa ki beklenmedik takımlar da çıkar tabi. bu yılın sürprizini tutturan bir tahmin yapmak kolay olmayacaktır. yine de atalım biz ortaya karışık bi&#8217; şeyler. slovakya, fil dişi sahili ve hollanda. bunlar benim plaselerimdir efendim. hepsinin ötesinde can-ı gönülden destekleyeceğim ulus ise avusturalya&#8217;dır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dripling.com/guney-afrikaya-dogru/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>south africa 2010 #2</title>
		<link>http://www.dripling.com/south-africa-2010-2/</link>
		<comments>http://www.dripling.com/south-africa-2010-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 May 2010 12:39:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dioxide</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[dünya kupası]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[nike]]></category>
		<category><![CDATA[reklam]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dripling.com/?p=982</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><object width="480" height="270"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=11935203&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=00BAE8&amp;fullscreen=1" /><embed src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=11935203&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=0&amp;show_portrait=0&amp;color=00BAE8&amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" width="480" height="270"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dripling.com/south-africa-2010-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>şampiyon bursa!</title>
		<link>http://www.dripling.com/sampiyon-bursa/</link>
		<comments>http://www.dripling.com/sampiyon-bursa/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 May 2010 17:04:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>montaellis</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[bursaspor]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[turkcell super lig]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dripling.com/?p=978</guid>
		<description><![CDATA[türkiye&#8217;de, tarihi günler geçiriyor futbol camiası. olmaz denileni olur kılan, imkansız görülenin mümkün olduğunu kanıtlayan bir takım çıkarttık ülke olarak. bursaspor. nazarımda, 2000 yılında uefa kupasını türkiye&#8217;ye getiren galatasaray&#8217;dan sonra, en değerli, en zor, en anlamlı başarıya ulaştılar. elbette, kendi tarihinde bir çok özel şampiyonluklar yaşamıştır 4 büyükler dediğimiz takımlar. fakat, bursa&#8217;nın başardığı çok farklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>türkiye&#8217;de, tarihi günler geçiriyor futbol camiası. olmaz denileni olur kılan, imkansız görülenin mümkün olduğunu kanıtlayan bir takım çıkarttık ülke olarak. bursaspor. nazarımda, 2000 yılında uefa kupasını türkiye&#8217;ye getiren galatasaray&#8217;dan sonra, en değerli, en zor, en anlamlı başarıya ulaştılar. elbette, kendi tarihinde bir çok özel şampiyonluklar yaşamıştır 4 büyükler dediğimiz takımlar. fakat, bursa&#8217;nın başardığı çok farklı bir olay. türkiye&#8217;de, bazı kalıpları yıkabilmek adına atılmış bir adım. şu an, türkiye&#8217;nin tarihinde bir dönüm noktası olup olmayacağını kestiremeyiz belki. fakat, bir gerçek var. futbolumuz, değişim adına tutunacak bir dal arıyorduysa, o dal bursa&#8217;nın şampiyonluğudur bizzat. yıllardır dillendirilen, 4 takım ve diğerleri arasında var olduğu iddia edilen uçurum, gün itibariyle yalan olmuştur. anadolu&#8217;dan bir takımın şampiyon olmasının bir şekilde engelleneceği söylentisi, çöpe gitmiştir. en çok ta bu yüzden güzel bursa kentinin başarısı.</p>
<p>bir ilginçliği daha var yalnız bu destansı şampiyonluğun. öyle ki, ikinciliği kabul eden bir havada çıktı son maçına bursa. doğaldır, çünkü onların değil, rakipleri fenerbahçe&#8217;nin elindeydi son sözü söyleme hakkı. ki, bu atmosferin 2006 yılındaki  denizli ortamına benzediği herkesin aklına gelmiştir. gidişat da o yöne şekillendi zaten ve aynı 4 yıl önce olduğu gibi, sonunu getiremedi fenerbahçe. yani kısacası, her açıdan çok anlamlı bir şampiyonluk kazandı bursa. maçtan sonra ertuğrul sağlam&#8217;ın bir röportajda kurduğu &#8221;iyi ki son haftaya lider girmedik ve şampiyonluğu bu şekilde kazandık&#8221; cümlesi, oldukça açıklayıcı bu  konuda.</p>
<p>zor zamanlarında dahi takımını desteklemek için tribünleri dolduran bir taraftar kitlesi var bursa&#8217;nın. bu macerada onların payı da var elbet. dolayısıyla, uzun bir süre kutlayacaklardır şampiyonluklarını. &#8221; teslim ol istanbul&#8221; sloganıyla destekliyorlardı takımı. teslim de aldılar hani. yine de bir zaman sonra, önlerine bakmak durumunda kalacaklardır. tamamen farklı bir yapıda olduklarını düşünsem de, sivas&#8217;ın yaşadığını yaşamamak için, ileri görüşlü davranmak durumunda bursa. yöneticisinden, hocasına, tribünlerinden, tüm kent halkına herkese görev düşecektir. çıtayı bir kez daha tepeye çıkartmaları halinde, işte o zaman türk futbol tarihini değiştirmiş sayılırlar. istikrar adına hamleler yapmak, takıma sahip çıkmaya devam etmek, yalnızca maddi değil her açıdan bursaspor&#8217;un menffatlerini düşünmek, kendine değil herkese pay biçmek, sabırlı olmak şu an yapmaları gerekenler gibi duruyor.</p>
<p>ha unutmadan söylemeliyim; bir de bilmesi gereken bir şey var bursa camiasının. ne kadar mucizevi bir başarı elde etmiş olurlarsa olsun, gölgelemeye çalışan bir güç olacaktır onları. hatta, devreye girdi bile o güç. onunla yaşamaya alışmalılar yalnızca. öyle bir yerden girer ki bu güç, türkiye unutuverir birden sizi. herkesin dilinde çok farklı bir konu vardır artık. siz şampiyon olmuşsunuz söke söke, olsun bi&#8217; durun kenarda. konuşacak daha önemli şeyler vardır!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dripling.com/sampiyon-bursa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>mehmet topal</title>
		<link>http://www.dripling.com/mehmet-topal/</link>
		<comments>http://www.dripling.com/mehmet-topal/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 17:49:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>montaellis</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet topal]]></category>
		<category><![CDATA[transfer]]></category>
		<category><![CDATA[valencia]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dripling.com/?p=976</guid>
		<description><![CDATA[
inamoto&#8217;yla birlikte, florya&#8217;ya adım attığında bir çokları için kapalı bir kutuydu mehmet topal. çanakkale&#8217;den 1 milyon&#8217;a alınmıştı. bu meblağ, ingiltere&#8217;den gelen japon çocuğunun değerinin de üstündeydi. ilk başlarda gerets&#8217;ten hakettiği şansı bulduğunu söylemek güç. fakat sabırlı çocukmuş, kendini göstereceği güne kadar çalıştı. sonunda linderoth ve ayhan&#8217;ın arasından sıyrılıp aldı formayı. bir daha bırakmamak üzere hem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img title="mehmet topal" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/mehmet-topal.jpg" alt="mehmet topal" width="480" height="238" /></p>
<p>inamoto&#8217;yla birlikte, florya&#8217;ya adım attığında bir çokları için kapalı bir kutuydu mehmet topal. çanakkale&#8217;den 1 milyon&#8217;a alınmıştı. bu meblağ, ingiltere&#8217;den gelen japon çocuğunun değerinin de üstündeydi. ilk başlarda gerets&#8217;ten hakettiği şansı bulduğunu söylemek güç. fakat sabırlı çocukmuş, kendini göstereceği güne kadar çalıştı. sonunda linderoth ve ayhan&#8217;ın arasından sıyrılıp aldı formayı. bir daha bırakmamak üzere hem de. ardından, hep üzerine koyarak, geliştirdi futbolculuğunu. olması gerektiği gibi, basamak basamak yükseldi topal. bir anda türkiye&#8217;nin vieria&#8217;sı ilan etmedik allahtan da arda&#8217;ya yaptığımız o kötülüğü ona da yapmamış olduk. milli takımla oynadığı euro 2008, onun zirve noktası olurken; tahminim, avrupalı gözlemcilerin radarına yakalanması bu turnuvaya tekabül eder. sonrasında, çok büyük bir sıçrama yapamadı, takımın performansıyla doğru orantılı olarak fakat, avrupa&#8217;lıların oyuncu transferi işinde anlık hareket etmediğini düşünürsek, mehmet topal&#8217;ın takip edildiği bir gerçekti. iyiyi de kötüyü de tattı sarı kırmızı da. nefis oynadığı da oldu, kendi kalesine gol attığı da. her ne olursa olsun, çok kötü oynasa da, özgüvenini tamamen yitirdiği anlar yaşasa da, mehmet topal hiç bir zaman isteğinden, arzusundan, mücadelesinden, işine saygısından taviz vermedi. bu noktalara çıkmasında ve son yıllarda avrupa&#8217;nın önemli takımlarından birisine giden tek türk oyuncu olmasında aslan payı bu mücadeleci ruhunundur. futbola başladığı yıllarda çektiği sıkıntılardan, avrupa&#8217;ya uzanan macerasında, galatasaray&#8217;da verdiği mücadele ve yansıttığı adam gibi adam duruşuyla, unutulmazlar arasına girdi çoktan. yolun katalunya&#8217;dan da geçsin mehmet.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dripling.com/mehmet-topal/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>south africa 2010 #1</title>
		<link>http://www.dripling.com/south-africa-2010-1/</link>
		<comments>http://www.dripling.com/south-africa-2010-1/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 May 2010 20:02:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>montaellis</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[dünya kupası]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dripling.com/?p=974</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><object width="480" height="291"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/aW4TEevZysA&#038;hl=en_US&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;color1=0xffffff&#038;color2=0xffffff"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/aW4TEevZysA&#038;hl=en_US&#038;fs=1&#038;rel=0&#038;color1=0xffffff&#038;color2=0xffffff" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="480" height="291"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dripling.com/south-africa-2010-1/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>tutmayın jose&#8217;yi!</title>
		<link>http://www.dripling.com/tutmayin-joseyi/</link>
		<comments>http://www.dripling.com/tutmayin-joseyi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Apr 2010 02:23:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>montaellis</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[barcelona]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[internazionale]]></category>
		<category><![CDATA[jose mourinho]]></category>
		<category><![CDATA[şampiyonlar ligi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dripling.com/?p=962</guid>
		<description><![CDATA[o messi&#8217;li, ibra&#8217;lı, xavi&#8217;li; güzel insanların oluşturduğu kadro varken inter desteklenmezdi evet. ya taraftarı olmalısın inter&#8217;in ya da madrid taraflarından bir yerlerden. fakat yiğidin hakkını teslim etmek icap eder. futbolun sevilmeyen yönü savunmadır. sevilmeyen bir teknik olmasının dışında uygulaması da zordur. gidersin, 7 adam koyarsın kalenin önüne, bir bakarsın 5 yemişsin, ne olduğunu anlamadan. tromso [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>o messi&#8217;li, ibra&#8217;lı, xavi&#8217;li; güzel insanların oluşturduğu kadro varken inter desteklenmezdi evet. ya taraftarı olmalısın inter&#8217;in ya da madrid taraflarından bir yerlerden. fakat yiğidin hakkını teslim etmek icap eder. futbolun sevilmeyen yönü savunmadır. sevilmeyen bir teknik olmasının dışında uygulaması da zordur. gidersin, 7 adam koyarsın kalenin önüne, bir bakarsın 5 yemişsin, ne olduğunu anlamadan. tromso taktiği her zaman işlemez yani. lakin bu işi düzgün yapabilenler de var gezegende. o takımlardan birisini izledik dün. 10 kişi kalınca kitle halinde savunma yapmaya başladılar. rakip yarı sahaya adam götüremediler. valdes orta sahaya gelip pas dağıtmasa, onu da göremeyecektik. iyi hoş ama, bu inter&#8217;in yaptığı tromso&#8217;cülük müdür? tartışılır. adamlar gayet soğukkanlı biçimde alan kapattılar, pas trafiğini kestiler, önde pres yaptılar, yan topları hatasız savuşturdular. messi nou camp&#8217;ta mutlaka daha baskılı rakipler görmüştür. daha iyi yardımlaşmalı savunma görmemiştir ama. motta atıldıktan sonra, eto&#8217;o ve milito&#8217;nun çok işe yaradığını belirtmek lazım. onlarla başladı iş. geridekilerin daha kolay çalışmasını sağladılar. barcelona pas isatistiğinde denize dökmüştür muhtemelen ama ne kadarı efektifti, şüpheli orası da. maç boyunca net şekilde 1 fırsat buldu xavican, hemen kestiler cezayı pique&#8217;yle birlikte .aslında 28. dakikadan sonrası, sadece inter&#8217;in o dakikaya kadar başardığı akılcı savunmayı  ne kadar sürdürebileceğiyle ilgiliydi. açamadı barca o muazzam kapanışı 1 istisna dışında ve finale gidemedi, madrid&#8217;e. hakemin iptal ettiği gol, chelsea&#8217;nin ahıdır herhalde. aheste aheste çıktı vallahi. son olarak; mourinho. iticiydi gene. seri öncesi başladı, maçlarda devam ettirdi. sonda yaptığı koşu; onun hırsının, barcelona gibi oynadığı futbolla yücelen bir takımı elemenin verdiği heyecanla birleşmesinden doğdu. nefret ediyorlardı zaten ondan. şimdi ne düşünüyorlar acaba. ha, bence çok güzel bir sevinçti, orası ayrı. kazananın haklı olması gerçekliğinde, nası koyduk koşusuydu.</p>
<p>ps. yatacak yerin yok ibrahim!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dripling.com/tutmayin-joseyi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>arda turan</title>
		<link>http://www.dripling.com/arda-turan/</link>
		<comments>http://www.dripling.com/arda-turan/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Apr 2010 00:19:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>montaellis</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[arda turan]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[galatasaray]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dripling.com/?p=960</guid>
		<description><![CDATA[
2006 yılı, galatasaray uefa&#8217;da mlada boleslav karşısına çıkıyor. tromso faciası yaşamış bir camia, çekinerek bakıyor bu maça da. kadro orhan ak&#8217;larla, haspolatlı&#8217;larla dolu. ergün&#8217;ü, hakan&#8217;ı da yaşıyor ve sahadalar. maç 5 &#8211; 2 bitiyor ve galatasaray rahat bir oyunla farklı bir skor alıyor. fakat gelecek adına olumlu bir katkısı yok bu skorun. sıradan bir galibiyet. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-966" title="arda turan 2006" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/arda-turan_2006.jpg" alt="arda turan 2006" width="480" height="318" /></p>
<p>2006 yılı, galatasaray uefa&#8217;da mlada boleslav karşısına çıkıyor. tromso faciası yaşamış bir camia, çekinerek bakıyor bu maça da. kadro orhan ak&#8217;larla, haspolatlı&#8217;larla dolu. ergün&#8217;ü, hakan&#8217;ı da yaşıyor ve sahadalar. maç 5 &#8211; 2 bitiyor ve galatasaray rahat bir oyunla farklı bir skor alıyor. fakat gelecek adına olumlu bir katkısı yok bu skorun. sıradan bir galibiyet. skordan bağımsız, galatasaray&#8217;ın ve dahi türk futbolunun dönüm noktalarından birisi galatasaray &#8211; boleslav maçı aslında. çünkü arda turan isimli genç oyuncu ilk kez kendini gösterme fırsatı yakalıyor ve attığı iki dahiyane golle, ağızları açık bıraktırıyor. bir önceki yıl manisa&#8217;ya kiralık gönderilse de, üstelik fenerbahçe&#8217;ye karşı şahane bir oyun oynasa da, bu maç arda&#8217;nın deyim yerindeyse &#8216;vitrin maçı&#8217; oluyor. boleslav&#8217;a attığı gol, herhangi bir türk futbolcunun yapabileceğinin çok daha ötesini işaret ediyor. ve arda, o maçtan sonra daha fazla forma şansı buluyor. üzerine koyarak ilerliyor. sağ bek  değil bu çocuk, belli.  beni geride değil, ön tarafta, tehlikeli bölgede oynatın ki, verimli olabileyim diye bağırıyor adeta. o dönem galatasaray&#8217;ın başında yer alan gerets de doğru olanı yapıyor ve ön tarafta, solda kullanmaya başlıyor onu. gün geçtikçe, büyümeye başlıyor artık arda turan. ilk 11 hedefine ulaşması bir kenara, milli formayı da sırtına geçiriyor kısa zamanda. ardından, çorap söküğü misali gelişiyor olaylar. her yerde arda turan. galatasaray&#8217;da en iyi adam, ulusal takımda en iyi adam. 20&#8242;li yaşlarının başında, kolay kolay kimsenin ulaşamayacağı ünvanlara ulaşıyor rahatlıkla. yeteneklerine, olgunluğuna ve sempatik tavırlarına bakınca, bu sürecin gayet doğal olduğu anlaşılabilir.</p>
<p>bugün, galatasaray futbol kulübünün 10 numaralı formasınının ve kaptanlık şerefinin sahibi, arda turan. yaşı ise henüz 23. nereden bakarsanız, önünde bir 10 yıl var ve takımda ulaşabileceği en üst seviyede. spor basınında ve hatta genel manada ülke gündeminde ismi en çok telaffuz edilern adam. onu özel kılan ve galatasaray taraftarının gözünde ilahlaştıran  şey, yeteneklerinin yanı sıra, kulübüne bağlılığı. kale arkasında, hagi&#8217;nin attığı gole sevinen top toplayıcı arda, bizzat senin alt yapından yetişmiş arda, artık türkiye&#8217;nin en çok konuşulan ve övülen futbolcusu olmuş. daha ne beklersin ki, böyle bir ismi baş tacı yapmak için. beklenmedi de zaten. yıldız statüsünden ötesine, efsane seviyesine yükseldi arda. yönetim de boş durmadı ve 10 numarayı verdiği bu genç adama, yeni metin oktay, bülent korkmaz yakıştırması yaptı.</p>
<p>yönetimin bu hamlesiyle, takımın lideri haline gelen arda, elbette en ufak bir düşüşte baş sorumlu ilan edilecekti. sezona fırtına gibi giren takım, bitirişi yapmak üzere olduğumuz şu günlerde büyük hüsran yaşıyor. avrupa yok, kupa yok ve artık lig de yok. bunun acısı birilerinden çıkarılmalı fikriyle dolaşan kim bilir kaç insan? çattıkları isim de, teknik direktör koltuğunda rijkaard gibi bir isim oturduğundan ötürü, arda turan oldu. takımın formsuzluğu, sistemin tutmayışı, deplasman fobisi ve hatta yerli &#8211; yabancı anlaşmazlığı saçmalığı arda turan üzerinden eleştirildi.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-967" title="arda turan 2010" src="http://www.dripling.com/wp-content/uploads/arda-turan_2010.jpg" alt="arda turan 2010" width="480" height="318" /></p>
<p>türk toplumunun hayat felsefesi bu olayın altında yatıyor belki de. iyiyi yücelt, kötüyü yerin dibine gönder. çabuk tüket, kırıntısı dahi kalmasın. arda&#8217;yı 20 yaşında metin oktay yap, nispeten sönük kaldığı zaman da gözünü kırpmadan eleştir. işte, &#8216;türk futbolu&#8217; dediğimiz şeyin temel sorunu da bu değil mi? sezon başında, sabır yemini eden galatasaray&#8217;lılar, ilk maçlarda oynanan topa 2000 yılı yakıştırması yapanlar, şimdi bir suçlu aryorlar kendilerini inkar edercesine. ve, o suçlu arda turan gibi gözüküyor.</p>
<p>oysa dünyanın en normal durumudur, bu kadar genç bir oyuncunun hatalar yapması. 23 yaşında, bu kadar büyük sorumluluklar alan kaç kişi var ve bunlardan kaçı hata yapmıyor ki? bırakalım genci, hangi insan hata yapmıyor? elbette kötü oynayacak arda, her maç coşma ihtimali yok. elbette, küsecek, kızacak, sinecek. bazen ağzından küfür kaçar, bazen rakibe kafa atar. bunların savunulacak yanı yok fakat bu hatalarından ders çıkararak büyüyecek bu adam. bu noktayı iyi kavramak gerekiyor. yapılan yıkıcı eleştiriler, malesef kaçırıyor bazı ufak detayları.</p>
<p>her şeyi geri sarıp, ne eksik ne fazla tam olması gerektiği kadar değer verilseydi arda&#8217;ya. ilahlaştırılıp ortaya atılmasaydı ve bütün sorumluluklar üzerine yıkılmasaydı bugün çok daha başarılı bir arda izliyor olurduk. en azından, taraftarla yaşadığı sorunları yaşamazdı. henüz, kaybedilmiş hiç bir şey yok aslında. şansını muhtemelen avrupada deneyecek arda turan. umarım çok ama çok daha fazla çalışıp, kendisine bahşedilen yetenekleri yüceltir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dripling.com/arda-turan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kaptan tsubasa!</title>
		<link>http://www.dripling.com/kaptan-tsubasa/</link>
		<comments>http://www.dripling.com/kaptan-tsubasa/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Apr 2010 20:14:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>montaellis</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[arjantin]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[gol]]></category>
		<category><![CDATA[video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dripling.com/?p=959</guid>
		<description><![CDATA[kaptan&#8217;ın ruhu arjantin&#8217;de sahaya inmiş, ne yapsın wakabayashi.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>kaptan&#8217;ın ruhu arjantin&#8217;de sahaya inmiş, ne yapsın wakabayashi.<br />
<script language="javascript" src="http://alkislarlayasiyorum.com/video-paylas/29875"></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dripling.com/kaptan-tsubasa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>avrupa&#8217;da son durum</title>
		<link>http://www.dripling.com/avrupada-son-durum/</link>
		<comments>http://www.dripling.com/avrupada-son-durum/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 25 Apr 2010 19:57:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>montaellis</dc:creator>
				<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[bundesliga]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[la liga]]></category>
		<category><![CDATA[ligue 1]]></category>
		<category><![CDATA[premier league]]></category>
		<category><![CDATA[seri a]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dripling.com/?p=957</guid>
		<description><![CDATA[uzun yıllardır aynı takımların domine ettiği pirömiyer lig, bu sezon da favori ikili chelsea &#8211; manchester united çekişmesine sahne oluyor. iki takımdan bir tanesi iki hafta sonra şampiyon olacak. 36 maçta maviler 80, fergie&#8217;nin kırmızılarıysa 79 puanda. bir tanesini inter, diğerini de bayern avrupadan sildi. ingiltere&#8217;de, kendi sahalarında elendi iki takım da. ligi alan, taraftarına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>uzun yıllardır aynı takımların domine ettiği pirömiyer lig, bu sezon da favori ikili chelsea &#8211; manchester united çekişmesine sahne oluyor. iki takımdan bir tanesi iki hafta sonra şampiyon olacak. 36 maçta maviler 80, fergie&#8217;nin kırmızılarıysa 79 puanda. bir tanesini inter, diğerini de bayern avrupadan sildi. ingiltere&#8217;de, kendi sahalarında elendi iki takım da. ligi alan, taraftarına hiç değilse kupalardan bir tanesini hediye etmiş olacak. avrupadan sonra ligi de kaybeden taraf ise, sezonu kayıp geçirmiş sayılır. tüm soruların cevabı, muhtemelen anfield road&#8217;da verilecek. eğer liverpool&#8217;u deplasmanda yenebilirse chelsea, büyük ihtimalle şampiyon olur. son hafta evinde wigan&#8217;la oynayacak ancelotti&#8217;nin talebeleri. manu ise, steve bruce&#8217;un takımı sunderland ile deplasmanda oynayacak 37&#8242;de. son hafta tuncay&#8217;ın takımı stoke geliyor manu&#8217;ya. torres&#8217;siz liverpool kimi sevindirecek bakalım. arsenal ve wenger bu haftaya dek sürdürmüştü şansını. aslında wigan deplasmanında bitti onların işi. olsun, böyle devam et arsene wenger. biz senden yanayız, her şeye rağmen.</p>
<p>ispanya&#8217;da, malumunuz; bir barca fırtınası esiyor 2 yıldır. geçen yıl ne kadar kupa varsa götürmüşlerdi müzeye. bu sezon da değişen pek bi&#8217; şey yok. ligde son 4 hafta. barcelona 87 puan&#8217;la, bir adım önünde real madrid&#8217;in. hafta içi inter&#8217;le çok kritik ve zor bir maça çıkacak katalanlar. madrid aradan sıyrılır diye, korkmuyor değilim hani. barcelona maçı hariç, hemen hemen tüm maçlarda üstünlüğünü kabul ettirdi ronaldo ve higuain&#8217;le mor menekşeler. sevilla&#8217;nın düşüşü, mallorca&#8217;nın çıkışı oldukça şaşırtıcı. şampiyonlar ligi için kapışıyor onlar da.</p>
<p>seri a&#8217;da desteklenecek tek takım roma&#8217;dır kendi adıma. totti&#8217;nin payı büyük tabi. ve bu yıl, çok uzun bir aradan sonra, zirveye çok yakınlar. şike skandalından sonra ligi parselleyen inter&#8217;e kafa tutması beklenen takımdı roma. bunu başaramadı o zaman zarfında. fakat bu sezon, ranieri geldikten sonra olağanüstü bir form yakaladılar. içerde inter&#8217;i de yenerek büyük bir adım attılar şampiyonluk yolunda. lazio maçı tuz biber oldu. kaldı 3 hafta. inter 73 puan. roma ben bu yazıyı yazarken sampdoria ile oynuyor ve 1 &#8211; 0 önde. eğer kazanırsa, 74 olacak. zor maçı da yok hani. umarım ipi göğüsleyen taraf, başkent ekibi olacak. juventus ve milan bu iki takımın gerisinde kaldılar her anlamda. özellikle, kadro kalitesi açısından. milan&#8217;a arda, juve&#8217;ye topal giderdi aslında, di mi?</p>
<p>bundesliga&#8217;da lider kaç kez değişti, sayabilen yoktur herhalde. bi&#8217; ara leverkusen götürdü ligi tepede. ardından magath&#8217;lı schalke aldı liderliği. sonra bayern münih fırtınası çıktı ve geleni geçeni avlamaya başladılar. lig liderliğini de ele geçirdiler. van gaal etkisi tartışılmaz da, robben&#8217;in performansı tarihe geçecek cinsten. avrupa&#8217;nın en verimli transferlerinden birisi oldu hollandalı oyuncu. ribery&#8217;nin adını en son gazeteye verdiği chelsea&#8217;ye de giderim, madrid&#8217;e de konulu röportajında duydum. nasıl sevebilirim ki onu, bir galatasaray&#8217;lı olarak. velhasıl kelam, bundesliga&#8217;da kaldı 2 hafta. 64 puanlı bayern ve schalke ligin zirvesindeler. averajla lider, bayern. haftaya schalke &#8211; wrder bremen maçında şampiyon belli olabilir. bekleyip göreceğiz. o değil de, wolfsburg&#8217;a noldu öyle ya.</p>
<p>fransa&#8217;da lyon hegamonyasını kıran bordeaux, bu kez yokları oynuyor. şampiyonlar ligi&#8217;nde çeyrek final görmüş olsalar da ligde çok gerilerde kaldılar. üstelik iyi de gidiyorlardı. son dönemlerde galip gelemiyorlar. bu yıl öne çıkan takım marsilya oldu. bir maçı eksik 2 puan farkla lider. onların çıkışından daha ilginç bir durum varsa fransa&#8217;da o da montpellier&#8217;in şampiyonluk kovalıyor olmasıdır. kısaca, çok karışık ve kimin ne yaptığı belli olmayan bir szon geride kalmak üzere fransa&#8217;da. mevlüt iyi topçu, evet.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dripling.com/avrupada-son-durum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

