fenerbahçe – galatasaray
öncelikle şunu belirteyim. tribünden izleyemedim maçı; vizeler dolayısıyla. sağolsunlar tam gününe denk getirmişler sınavı.
aslında her zamankinden daha fazla umutluydu çoğu galatasaraylı. kadro yapısı, son benfica maçındaki olumlu futbol ve alex ‘in – ki fenerbahçe’nin şüphesiz en önemli silahı alex – olmaması. evet bunların hepsi kadıköyden bir galibiyet çıkartmak için birer sebep. fakat bu stadda oynadığımız maçlar gerçekten çok farklı oluyor. uzun yıllardır aynı şeyi yaşıyoruz, bugün sadece ilk golü atabildik. yoksa hikayenin geri kalan kısmı geçen senelerle birebir aynı.
önde basarak başlamamıza, ilk golü bulmamıza rağmen ilk 10-15 dakika gol yememek gerek cümlesini kaç defa kurdum hatırlamıyorum. fakat kadıköyde oynadığımız çoğu maçta olduğu gibi yine ilk dakikalara bir gol sığdırmayı başardı fenerbahçe. ve yine her zamanki gibi bizim futbolumuz bir anda dibe vurdu. bu arada atlamamak gerek; lincoln’ün sayılmayan frikik golünde hakem saçmaladı. o nasıl çift vuruş be adam! resmen faul işte; fiziki müdahale olan bir pozisyonda nasıl çift vuruş kararı çıkar anlamadım. hakemin çift vuruşu işaret eden bir hareketi olduğunu da hatırlamıyorum vuruş öncesinde. belki de gözümden kaçmıştır, bilemiyorum. bu olaydan sonra aynı senaryo işlemeye devam etti; fenerbahçe enteresan bir golle öne geçti. artık galatasaray tamamıyle demoralize oldu. bu olumsuz hava oyuncuların hareketlerine de yansıdı ve çoğu oyuncu kart gördü. devre arası maç muhabbetinde ”ikinci yarının da ilk dakikalarında gol yersek yuh artık” cümlesi kurduğumu hatırlıyorum ve sonuç: dakika 49 skor 3-1. sorun bizde mi yoksa fenerbahçe mi bu maçlarda extra performans gösteriyor, tam çözemedim ben. çünkü hemen hemen her kadıköy derbisi aynı şekilde gelişip benzer skorlarla sonuçlanıyor.
maçın geneline bakınca; fenerbahçenin üst düzey bir oyun oynadığını söylemek abartı olacaktır. galatasaraysa vasatın üzerine çıkamadı. bunun sebebi bence atılan golden iki dakika sonra yenilen gol ve lincoln’ün sayılmayan frikiği. o dakikalardan sonra galatasaraylı futbolcular sinirli ve tedirgin bir oyun oynarken fenerbahçe rakibine nazaran daha ‘ne istediğini bilen bir yapıdaydı’. önde yaptıkları hafif bir baskıda bile servet-emre ikilisi -hatta bunlara sabriyle hakanı’da katalım- top kullanamadı. böylece oyun fenerbahçe lehine döndü. basit hataları yapan tarafta yine galatasaray olunca bu skor şaşırtmıyor artık.
baros’un bu kadar etkisiz kalacağını tahmin etmezdim. en azından biraz mücadele etseydi, top kovalasaydı; hiç birşey yapamadı bugün. onun çıkmasını doğru buluyorum. fakat sonradan oyuna giren nonda da barosu aratmadı kötü futboluyla.
bu maç geride kalmalı galatasaray için. telafisi olan bir maçtı ve çeşitli dersler çıkarılabilir oynanan futbol açısından. sonuçta deplasmanda benficayı üst düzey bir oyunla yenen de aynı takım. yani kapasitesi çok daha fazla bu takımın ve biraz mücadeleyle ileride kaybedilen bu puanlar telafi edilebilir. kısacası ‘önümüzdeki maçlara bakıcaz abi’ moduna girmeli topçular.
fenerbahçe’de ezeli rakibinin büyük yardımlarıyla bir hava yakalayacak gibi. bocalama dönemini atlatıp üst üste galibiyetler alırlarsa tekrar şampiyonluğun en önemli iki adayından biri konumuna gelirler. ben galatasaray ve fenerbahçenin şampiyonluk yarışının içinde olacağı bir lig izleyeceğiz diye düşünüyorum.




