ısınma turları

09.01.2010, Cumartesi

esat yılmaer’in chicago röportajı sonrasında gelen en kafası güzel yazılardan birisi, beklenildiği gibi hürriyet’ten. haberin konusu kısaca; messi’yle ödül töreninde tanışan, moldovanın kuzeninin karısı yasemin pelosi’nin, arjantin’liye arda hakkında sorduğu sorular ve aldığı yanıtlar. bi’ taraflarından uydurdukları haberi bitirirken  iki oyuncuyu kıyaslayarak da, kendilerince kurnazlık yapmaya çalışıyor damadın adamları. yiyen var tabi bu çakallığı, mal dolu çünkü ülkede. haberin yorum kısmına bakınca anlayabiliyoruz durumu. şaka maka, yaratıcılıkta sınırları zorladıkları için teşekkür etmek gerek kendilerine. hiç değilse, kim kuş kadar zekaya sahip kim normal, belli oluyor sayelerinde.

cemal için frankfurt’a gidecek diye haber yapmış milliyet. cemal gitsin, dönmesin türkiye’ye isterim. hem galatasaray için hem kendisi için daha iyisi bu olacaktır. yönetici ve teknik ekip düzeyinde herkesi cezalandırmıştı kulüp, cemal’i affedip ileride tekrar takıma çağırmazlar umarım, bundan korkuyorum en çok. yapılan saçmalıktan sonra, küme düşsek üzülmem diye düşünürken, tüm  adı olaya karışanların takımdan uzaklaştırılması ve geride kalan oyuncuların verdiği olağanüstü mücadele, beni umutlandırdı. rancik, jasaitis büyük keyif tbl için.

son zamanlarda sıkça bahsedilen haberlerden birisi de bahis skandalı. geniş kapsamlı bir inceleme başlatıldı, almanlar dinledi ve türkiye’de de karanlık işler döndüğü belgelendi. bi’ dönem galatasaray’ın da denediği, muz ortacı, kayserispor’lu bilal aziz’in ismi , telefon kayıtları aracılığıyla şike iddiasında yer aldı. milliyet’in haberinde görüşmelerin detayı da yer alıyor ve federasyonun kayseri-eskişehir maçını incelemeyi aldığı söyleniyor. benim şaşırdığım durum; iddia’da, bilal ve 3 ismi bilinmeyen kayserisporlu oyuncunun eskişehir maçı için bahis çetesiyle takımlarının yenilmesi için anlaştığı ve bunu başaramadıkları yer alıyor. hatta bu olaydan sonra bilal’e çatıyor çete ve ölümle tehtid ediyor. oldukça ilginç bir senaryoymuş. gün itibariyle bilal’in lisansı kayserispor tarafından askıya alınmış. bakalım önümüzdeki günlerde bu konu hakkında nasıl gelişmeler yaşanacak?

nba’de yılın aptalı oylaması yapsak, açık ara 1.’liğe giderdi herhalde arenas. silah muhabbetine, koca 1 yılı, buna bağlı olarak belki de nba macerasını kendisi yedi bitirdi. çıktı, şaka yaptım dedi, sıvadı bir de. o şakayı affetmiyorlar oralarda tabi. işin içine fbi girdi, başı iyice derde girdi zero’nun. bu noktadan sonra wizards’ın, kontrarını feshedebilme şansı, sponsorlarının geri çekilme düşünceleri, stern’ün prestij hesapları derken paraşütsüz düşüşe geçebilir arenas. olayın diğer tarafı crittenton da masum değil gibi duruyor. o  da, nasibini alabilir ağır cezalardan.

cm 01-02′lerde kalmış bir sahte menajer olarak söylüyorum, fm 2010 güzel oyun arkadaş! karışık ve gereksiz ayrıntılarla doldurulmuş fm serisinden haz etmedim bugüne kadar. gerçi açıp oynamışlığım da yoktu pek. fakat 2010 önyargımı kırdı desem pek yanlış olmaz hani. normal şartlarda, 1-2 saate çözüyorsunuz oynanışı ve alışıyorsunuz. yepisyeni kadrolar, transfer bütçesini ilhan cavcav’dan az tutan yönetimler ve keşfedilmeyi bekleyen genç topçular. kısalistende, en az 30 genç olmalı, hacı.

raikkonen’i severdim f1′de. onu desteklerdim. bu yüzden mclaren mercedes’i tutuyordum. rakibi olduğu için ferrari’yi pek sevmiyordum. ferrari pilotu olduğu için schumaer her ne kadar efsane olsa da esas adamım değildi. sonra işler değişti, schumaer bıraktı, raikkonen ferrari’ye geçti, şampiyon oldu. sevindik, ettik. ardından raikkonen bıraktı, schumaer mercedes’le pistlere geri döndü. ee,nasıl iş lan bu? ne anladım bu işten ben. gidip, takuma sato’cu olucam.

yorum yapın