ali sami yen sezonu açtı

24.07.2009, Cuma

galatasaray-tobol

sezonun ilk maçlarında takımın takır takır oynayamayacağını bilecek kadar futboldan anlıyoruz şükür ki. beklentileri de yükseltmiyoruz bu nedenle. temmuzun ortasında maç yapıyor takım, hazır olmaları beklenemez, üstelik yeni bir hoca gelmişken hiç mümkün değil bu diyebiliyoruz. böylece, iyi bir futbol ortaya koyamayan galatasaray’ı daha sezon yeni başlamışken körü körüne eleştirmeye gerek kalmıyor. biz, yapabiliyoruz bunu belki fakat bazı futbol profesörleri yapmayacaktır, “galibiyet tamam da, hiç bi’ şey oynamadı galatasaray” diyeceklerdir. neyse, onlarla ve onların futbol anlayışlarıyla yaşamayı öğrendikten sonra bir sorun yok nasılsa. “he” deyip geçmek gerek yine.

tv başından detaylıca bir maç analizi yapmak doğru değil, bu sebeple bir kaç gözlem dışında pek bir şey yazmayacağım. takımın sahaya tam dizilişini bile görmek mümkün olmuyor televizyondan, ben nasıl sistemden bahsedeyim. diyorum ve sıyrılıyorum işin içinden.) sahaya bakınca çok belirgin olarak görülebilen şeyler vardı bu gece. arda turan’ın ne kadar değerli bir oyuncu olduğu mesela. topa adeta hükmedişi, sahayı görüş kabiliyeti ve rijkaard’ın ona yüklediği ileri-geri oynama misyonu. tüm bunları ustalıkla yansıttı sahaya kaptan. lincoln halt etmi yanında. o derece memnun kaldım ben arda’nın tobol maçındaki performansından. ilk maçtaki gibi duran toptan gol kazandırması ayrı bir sevinç kaynağıydı. aynı sabri’nin milyarda bir yaptığı güzel ortaya mustafa’nın vurduğu kafada sevindiğimiz gibi sevindik arda’nın servet’e yaptığı şık asiste. hep böyle devam et arda kaptan diyebilirim sadece ona, gerisi anlamsız. arda’dan bahsederken, onun gibi genç bir ismi daha not düşelim buraya; serdar eylik. mlada boleslav maçında kendini ispat etmitşti arda turan, serdar da bana kalırsa tobol maçı itibariyle galatasaray’ın alt yapıdan a takıma çıkardığı yeteneklerden birisi olmuştur resmen. top kontrolü bile farklı bu çocuğun. oyunun içinde kalabiliyor, topla hızı gayet iyi, bilek konusunda arda kadar olmasa da oldukça yetenekli ve en önemlisi kendine güveni tam. bu özellikleri barındıran bir gencin, rijkaard’ın hocalığını yaptığı bir takımda kazanacağı tecrübeyle beraber, çok iyi yerlere gelmemesi için hiç bir sebep yok açıkça. futbol’un saha dışındaki ağırlığını kaldırabilirse bir de, 2. arda olcaktır, şüphem yok buna. suratına yediği, travma geçirmesine sebep olan dirseği es geçen yetersiz hakeme de ne desek az, adi herif!

serdar ve arda’yı bir kenara alırsak, ligin henüz başında olan bir takım ne kadar oynayabilirse, o kadar oynadı galatasaray. belki biraz daha vasat. tüm bunların zaman ilacıyla geride bırakılacağı gerçeği ortada. sistem değişti, şu oldu bu oldu, yok 4-3-3, yok transfer lazım geyiklerine girmek istemiyorum hiç. hazırlık maçı yapıldı, oyuncular maç kondüsyonu kazandı gözüyle bakıyorum. eksikler ve sıkıntılı bölgeler de yavaş yavaş açığa çıkmaya devam edecek bu hazırlık maçı kıvamındaki ön eleme turlarında. gökhan zan, ilk 11 çıkamaz örneğin. sabri duran topların başına geçen adam olmamalı ayrıca. servet iyi ki gitmedi, iyiki rijkaard serdar’a şans verdi. bu gibi oyuncu bazında yaklaşımlar, daha ilk maçtan sisteme geçişte zorlanma, yetersiz kadro gibi tırı vırılardan çok daha iyi sonuçlar doğuracaktır. siz rahat olun sayın türk spor medyası, frank rijkaard ve ekibi cevabını sahada verecektir ilerleyen zamanda.

son söz tribünlere. tv yayınından kaynaklandığını tahmin ediyorum, ses yok denecek kadar azdı. bu yüzden tribün iyiydi ya da kötüydü diyemeyeceğim. fakat arda’ya, rijkaard’a ve serdar’a açılan pankartlar muhteşemdi. borat pankartı ise apayrı.)

1 yorum

  1. mehmetsönmez:

    Samiyen’de Avrupa ligine koşturucaz. Avrupa stad, seyirci ve takım görsün.

yorum yapın